Unutmak istemediği , okurken her seferinde hatırlayıp mutlu olmak istediği olağanüstü geceyi kağıda döken bir adam . En sonunda mutluluğu bulan , insanları mutlu ettikçe mutlu olduğunun farkına varan ve yaşama yeni başladığını düşünen genç bir burjuva .
Sadece kitabın sonunu beğendim diyebilirim .
İtalyan ressamın Meryem Ana resmini çizmesi için heyecanla kabul ettiği işinde , ilham aradığı bir günde karşılaştığı Yahudi kız Esther .
Küçükken Hristiyanların kaba davranışlarına maruz kaldığından içine kapanık bir kız olan Esther ilk başta bu adamdan çekinse de sonrasında onda ki samimeyete inanır . Adamın portresini çizmesine izin verir .
Aynı zamanda küçük bir bebek , Esther 'in kucağında ki küçük bebek tuval de İsa olan bebek .
Esther bu bebeğe çok bağlanır ve tuval bittiğinde bebekle bir araya gelemeceğini fark edince içini korku kaplar .
Yazarın beğenmediğim nadir kitaplarından . Bazı bölümlerde çok uzun cümleler okuduğum, sıkıldığım ve anlamadığım yerler oldu . Tekrar tekrar geriye sarıp okudum .
Bir kez kendini bulmuş olan birinin bu dünyada kaybedecek hiçbir şeyi yoktur artık.
Ve kendi içindeki insanı anlamış olan biri , bütün insanları anlar .