Yaşanılanlar,görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun,macera insanoğlu için büyük nimetti.Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk,bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.Acıyı,susuzluğu,açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor,bu yüzden daha rahat döşeklere ,daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki,kendilerine altın ve gümüşten,zevk ve safadan,lezzet ve şehvetten bir âlem kurup,kader ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan.Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör.Kaf dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl;böcekleri,kuşları,çicekleri ve tepeleri seyret.Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy.Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünya'nın kendisini görebilir mi?