sen beni hiçbir zaman benim gibi sevemezsin
çünkü ben seni severken sadece yanında olmayı istemedim
seni içimde taşıdım
günümün ortasında aklıma düştün
gecenin en sessiz yerinde eksikliğini hissettim
kimseye anlatamadığım şeyleri sana bakınca susturdum
sen belki sevmeyi güzel bir duygu sandın
ama ben onu yaşadım
yoruldum
bekledim
kırıldım
yine de içimden vazgeçiremedim seni
çünkü bazı insanlar giderken bile kalır
ve bazı hisler bitse bile insanın içinden çıkmaz
o yüzden sen beni hiçbir zaman benim gibi sevemezsin
çünkü ben seni biraz değil
kendimden eksiltecek kadar sevdim
şimdi biliyorum huzurlusun iyisin mutlusun çünkü bütün suçu bende buluyorsun ben şimdi çöküşlerdeyim ama bende bir gün o enkazın altından daha güçlü kalkacağım. beni bıraktığın bu karanlıkta sonsuza kadar kalmam. şimdi bütün günahı tek bir kalbe yıkıp kendi vicdanını temize çekmenin rahatlığını yaşa, haklı çıkmanın gururuyla uyu geceleri. ama unutma insan canını yaktığı yerden canı yanmadan geçemezmiş bu hayatta. bugünün sessiz çöküşü, yarın benim en büyük ayağa kalkışım olacak. sen adaleti kendi pencerende aramaya devam et, hayatın adaleti elbet ikimizi de hak ettiğimiz yere koyacak.
insan gitmekle gidemezmiş meğer, kalbi kalıyormuş arkasında.ben o yolları yürürken de sendeydim, sana dönerken de
senden uzağa attığım her adımda aslında kendimden kaçıyordum
yapamadım..
bir ilişkide her hatayı tek bir adrese teslim etmek, vicdanı rahatlatmanın en kolay yoludur. Oysa haklı çıkma arzusu, anlamaya çalışma çabasından daha büyük olduğunda, geriye sadece haksız yere örselenen bir niyet kalır.