Bu alan, okuduğum kitapların cetelesini tutmak, okuma disiplinimi korumak ve kitaplarla aramdaki mesafeyi nesnel biçimde değerlendirmek amacıyla tuttuğum kişisel bir okuma kaydıdır.
Bu seriyi bitirdiğimde aklımda sahnelerden çok duygular kaldı. Onurlu Direniş, yüksek sesle anlatılan bir hikâye değil; sessizce insanın içine yerleşen bir sızı..
Aslında esbab dünyası kafire de Müslümana da aynı işliyor. Hatta ziyade olarak bize Allahın vadi var. Onlar ise sadece çalıştıklarının karşılığını alıyorlar.
Uzun zamandır roman okumuyordum. Okuma isteğim biraz gevşediğinde, zihnim daha ağır metinleri değil de bir hikâyenin içine akmayı istediğinde romanlara dönerim. Zakkum ve Zeytin de böyle bir vakitte karşıma çıktı.
Bu kitap, sadece bir roman değil; acıyla yoğrulmuş bir coğrafyanın hafızası. Zakkum kadar yakıcı, zeytin kadar köklü…
Filistin’in yüzyıllık hikâyesi, satır aralarında insanın kalbine dokunan bir sızıyla anlatılıyor. Okurken bazı bölümlerde durup nefes almak istedim; çünkü anlatılanlar uzak bir tarih değil, hâlâ diri bir yara.
Yazar, slogan atmadan, bağırmadan ama sessiz bir çığlıkla anlatıyor yaşananları. Roman bitiyor ama his bıraktığı yer kapanmıyor.
Okuyup geçilen değil, okuyup taşınan bir hikâye..
Zakkum ve ZeytinKıyamoğlu Sancaktar · Dila Yayıncılık · 2018341 okunma