"O halde sana ait olan bu ufak zaman diliminden doğayla uyum içinde geç ve memnuniyetle tamamla yolculuğunu. Tıpkı olgunlaşan bir zeytinin, düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi."
Marcus, Düşünceler
Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.
Marcus Aurelius, Düşünceler
...insana zarar verenin yalnızca kendi bozuk ahlakı olduğuna vurgu yapıyorlar." dedim.
"Evet, Marcus Aurelius kitap boyunca tek iyinin erdem, tek kötünün ise bozuk ahlak olduğunu tekrarlıyor. Erdemli kaldığınız sürece sizin, çekirdeğinizin zarar görmesinin mümkün olmadığını defalarca belirtiyor."
"Yani kendine dair olumlu bir imaj oluşturmanın yolunu gösteriyor."
"Evet, aynen. Bu mesajı çok net duydum: Eger ben gerek kendime gerekse başkalarına karşı erdemli ve dürüst olursam kendimle gurur duyarım."
"Ve bunu yaptığında benim gözümdeki imajının o kadar önemi kalmaz. En sevdiğim psikiyatrlardan biri olan Karen Horney, erdemli hissetmek istiyorsan erdemli şeyler yapmalısın diye yazmış. Bu basit ve kadim bir kavram; Marcus Aurelius'a ve hatta ondan önce Aristo'ya kadar uzanıyor."
"Evet. Artık aldatmak, yalan söylemek yok. Ne burada seninleyken ne de başka bir yerde."
Bu güvenlik ağının ortasında koca bir delik var. İster uzun yaşayacak olayım ister kısa, şu an hayattayım. İnsanın hayatta uzun yaşamaktan başka umutlarının da olabileceğini görmek istiyorum. Ölüm veya acı çekme fikrine sırt çevirmek gerekmediğini ama bunlara uzun uzun vakit ve alan ayırmanın da lüzumu olmadığını bilmek istiyorum. Hayatın geçici olduğu bilgisine kendimi alıştırmak istiyorum. Sonra da bu bilginin ışığında (veya gölgesinde) nasıl yaşamam gerektiğini öğrenmek istiyorum. Şu an nasıl yaşanacağını... Kanser hakkında şunu öğrendim. Size ölümcül bir hastalığı gösterir ve sonra sizi dünyaya, yaşamınıza, onun artık hiç olmadığı kadar çok hissettiğin hazlarına ve tadına geri tükürür. Size hem bir şey verildiğini hem de sizden bir şey alındığını anlarsınız.