esma

esma
@esmadhsn
Nazım'ı anımsadım. Yürekte acımak olacak, insanlık yani. Ne denir? Devlet, anayasa, insanlık kavramı, sosyal adalet gibi deyimler gerçek karşısında soyutlaşıyor, anlamını yitiriyor. Bu dünyanın altı da var diyor. Orada da para pul geçmiyor ya! insan, insan olmalı önce. Aynen böyle diyor. Gözlerinde acılı bir bakış.
Sayfa 57 - Hece Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Ben de hem yaşıyor, anlıyor ve okuyorum. Bir de abi; savaş, barış, insanlık, hakkınız, hakkımız sözcüklerini çok sık söyledi. İstemesini bilmeden elde edilmesi gereken hak alınamaz. Mesele istemesini bilmek. Körü körüne değil, ne kadar kısıtlı da olsa geçerli olan yasaları, yasaları insanlar, biz yapıyoruz gibi. Abi konuşurken aklıma geldi. Benim babam "cahil onlar ne anlar" diye bazen başkalarına kızar. Abiyi dinleyince cahillere hiç kızmamaya karar verdim ve kendim de cahil kalmamaya.
Sayfa 44 - Hece Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Şimdi tüm ömrü hareketsiz bir filmin tek tek görüntüleri gibi gözünün önünden geçiyordu. Neler yoktu ki bu görüntülerde. İyi günler, mutlu günler. Sonraları yalnızlık. Acı katran, tütün katranı gibi acı yalnızlık. Bu yalnızlık insanı bambaşka yapıyor. Acınma, zaman zaman kendi kendine yeterli görünme, herkesin kendi hayatını yaşama hakkına saygı, bu hakka çocukların da sahip olması doğal haklarıdır düşüncesini sığınma ve artık Dünya böyle, savına sarılma, azınlık insanın güvenceden yoksun geleceğe karanlık bakmasından doğan şaşkınlık, bu şaşkınlığın yarattığı ikilemler...
Sayfa 29 - Hece Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Derken ikindi treni uzaktan görünüyordu. Upuzun bir tren. Pencerelerinde insanlar. Kadınlar çocuklar. Kadınlar çocuklar. Bambaşka giysiler, bambaşka şapkalar, gözlükler. Kendilerine el sallıyordu çocuklar. Kadınlar sevgiyle gülümsüyorlardı. Çıplak çamurlu bacaklarından utanıyordu Yusuf. Bu insanları başka dünyaların insanları gibi görüyordu.
Sayfa 22 - Hece Yayınları·Kitabı okudu
Sonra arkadaşlarım ne yaptı bilmiyorum sormadım ya da artık hatırlamıyorum. Tek hatırladığım şey bayrama tesellisi olmayan bir acı ve üzüntü dolu geçirmiştim. Benden daha mutsuz çocukların olabileceği ve kötü kalpli Spiros olayının dünyada hüküm sürmüş ve sürmekte olan adaletsizlik ve şiddetin küçücük bir örneği olduğunu çocukluk aklım kabul edemiyordu.
Sayfa 25 - Hece Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam