Madame de Prie birkaç mektup daha yazdı ama tıpkı gömülen insanların çığlığı gibi kimsenin onu duymayacağının,yalnızlığının duvarlarını boşuna yumrukladığının tamamen farkında olduğu bir duyguyla.
Hiç yalnız kalmadığından tek bir insanın bile başka bir insan için ne anlama geleceğini hiç bilmemişti.İnsanları her zaman görülmeyen bir hava gibi değerlendirmişti ama şimdi yalnızlıktan boğazı düğümlendiğinden yalan söyleyip aldatsalar da onlara ne kadar ihtiyaç duyduğunu,salt onların yanında olmasının bile kendisine neler hissettirdiğini,onların güven ve neşelerinin kendine nasıl geçtiğini fark ediyordu.Onlarca yıl kalabalıklar içinde yüzmüş ama bu kalabalığın kendisini beslediğini ve taşıdığını hiç anlamamıştı ama şimdi bir balık gibi yalnızlığın kıyılarına fırlatılmıştı,çaresizlik ve şahlanmış acılar içinde çırpınıyordu.Hem donuyor hem de ateşler içinde yanıyordu.
Seni affetmemin sebebi kusursuz olmaman. Sen kusurlusun,ben de öyleyim.Bütün insanlar kusurlu.Doktor bana,kendimi kusurlarımla kabul etmemi söyledi.Ve kusurlarımızı kendimiz seçemeyiz.Onlar bizim bir parçamız,onlarla yaşamak zorundayız.
Kusurlarımızı biz seçemeyiz onlar bizim bir parçamız ve onlarla yaşamak zorundayız.Neyse ki arkadaşlarımızı seçebiliyoruz.Ve seni seçtiğim için çok mutluyum.