Esin

Yalnızca içimizdeki dünya ile dışımızdaki dünya arasında değil, ayrıca ben ile sen, biz ve onlar, dost ve düşman arasında da bir ayrım varmış gibi kabul ediliyor. Etrafımıza bir çember çiziyoruz: benim etrafıma bir çember ve sizin etrafınıza bir çember. Sizinle benim aramdaki- çember, aile çemberi, ulus çemberi, dinsel inanışlar ve dogmalar çemberi, bilgi çemberi. Biz etrafımıza böyle çemberler çizdikten sonra bu çemberler bizi böler ve dolayısıyla bu bitmeyen bölünme kaçınılmaz olarak çatışmayı doğurur. Asla çemberin ötesine geçemeyiz, asla çemberin ötesini göremeyiz.Kendi küçük çemberimizin dışına çıkıp başka birinin çevresindeki çemberi, engeli keşfetmekten korkarız. Ve sanırım bu noktada korkunun bütün o süreci, yapısı ve doğası başlıyor. İnsan çevresine bir engel örüyor; şablonlardan, kavramlardan, sözlerden ve kanaatlerden oluşan özel bir dünyanın etrafını çok dikkatlice çeviriyor. Sonra o duvarların arasında yaşayıp dışarı çıkmaktan korkuyor.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan bilinmeyenden asla korkmaz; bilinenin sona ermesinden korkar. Eviniz, aileniz, eşiniz, çocuklarınız, idealleriniz, rnobilyalarınız, kitaplarınız, kendinizle özdeşleştirdiğiniz şeyler. Bunlar yitip gittiğinde kendinizi dış dünyadan tamamen soyutlanmış ve yalnız hissedersiniz; işte korktuğunuz şey budur. Bu, ölümün bir türüdür ve asıl ölüm budur.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Öte yandan kişi ne kadar bilgili de olsa bir başkasına güvenip bel bağladığı sürece kaybolur. Bildiğini söyleyen insan aslında bilmiyordur. O halde ilk yapılacak şey başkasını takip etmemektir ve bu çok zordur, çünkü biz ne yapacağımızı bilmiyoruz, birisine inanmaya, onun peşinden gitmeye çok şartlandırıldık.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Nasıl davranacağınızı, nasıl yaşayacağınızı asla bir başkasından öğrenmeye çalışmayın. Zira başkasının size söyleyeceği şeyle yaşarsanız, kendi hayatınızı yaşamamış olursunuz.
Sayfa 84·Kitabı okudu
"Şu anı yaşa" derken şu anın ne olduğunu sahiden biliyor olmalısınız. Böyle bir şey var mı? Gerçek şimdi diye bir şeyin var olup olmadığını anlamak için geçmişi anlamalısınız. Ve bir insan olarak kendinizi gözlemlerseniz tamamen geçmişin bir ürünü olduğunuzu görürsünüz.Sizde yeni olan bir şey yok, ikinci elsiniz. Siz şimdiye bakan, şimdiyi tercüme eden geçmişsiniz. Meydan okuma, acı, endişe ve daha bir düzine şey olan şimdiki zaman, geçmişin sonucudur ve siz şimdiye bakarken çok korkup yarını düşünüyorsunuz; bu da size başka bir haz veriyor; işte siz tamamen busunuz. "Şimdi"yi anlamak derin bir meditasyon sorunudur; meditasyon işte budur. Geçmişi tastamam anlamak, onun öneminin nerede yattığını görmek ve onun büsbütün önemsizliğini kavramak, zamanın doğasını anlamak, bütün bunlar meditasyonun parçasıdır.
Sayfa 80·Kitabı okudu