Sen Dünyasın

8,6/10  (5 Oy) · 
13 okunma  · 
6 beğeni  · 
591 gösterim
13 yaşındayken "dünya öğretmeni" seçilen Krishnamurti, hayatını dünyayı dolaşarak, insanlarla, yaşama ve dünyaya dair konuşarak geçirdi. Kendisine mesihlik yakıştırılmış olmasına rağmen bunu hiçbir zaman kabul etmedi. Onun için, karşılaştığı herkes başlı başına bir "birey"di. Bu nedenle öğretmekten çok paylaşmayı ilke edindi. Yine de dünya üzerindeki milyonlarca kişi ondan çok şey öğrendi.

Bizler bir toplum yarattık ve bu toplum bizi şartlandırdı. Zihinlerimiz aslında ahlaki olmayan bir ahlakla şartlandırıldı ve bozuldu; toplumun ahlakı ahlaksızlıktır, çünkü toplum aslında ahlaksızca olan şiddeti, kibri, rekabeti, açgözlülüğü ve benzeri şeyleri kabullenip teşvik etmektedir. Binlerce yıldır kabullenmesi, itaat etmesi ve uyum sağlaması için eğitilmiş bir zihin son derece duyarlı ve dolayısıyla son derece erdemli olamaz. Bizler bu tuzağa kısılıp kaldık. O halde erdem nedir? Bu soruyu soruyoruz, çünkü erdem zaruridir.

İnsanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, kapı orada ve anahtar elindedir. Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı açabilir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2010
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789754689136
  • Orijinal Adı:
    You Are The World
  • Çeviri:
    Orhan Düz
  • Yayınevi:
    Omega
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 24 Alıntı

salih 
01 Eyl 10:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Eğer çevrenizi gözlemlerseniz tüm toplumsal ahlakın aslında ahlaksızlığın haz ve korkuya, ödül ve cezaya dayandığını görürsünüz.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 71)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 71)
salih 
01 Eyl 10:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sen ve ben tüm dünyayız. İnsanın düşündükleri, hissettikleri, içindeki düşmanlık, ıstırap, hırs, kıskançlık, olağanüstü kargaşa, dünya budur işte.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 66)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 66)
salih 
01 Eyl 10:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Eğer size nasıl yaşayacağınızı söyleyen bir sisteminiz ya da "Bu şekilde yaşa" diyen bir yönteminiz varsa, o zaman bir başkasının geliştirdiği bir yönteme uyuyorsunuz demektir. Bu yüzden aslında öğrenmiyorsunuz, sadece bir yönteme uyuyorsunuz ve ona göre eylemde bulunuyorsunuz demektir; aslında bu eylemde bulunmak değildir, sırf taklit etmektir.Öyleyse eğer yöntemlerin ya da sistemlerin içinde saklı olan anlamları öğrenirseniz, o yöntemleri ve sistemleri bir kenara atarsınız; ondan sonra ne yaptığınızı öğrenirsiniz.Hayatı öğrenmek yaşama etkinliğidir, öyle değil mi? Meseleye açıklık getirebildim mi? Yaşamak, öğrenmek ve eylemde bulunmak üç ayrı şey değildir, aksine bunlar birbirinden koparılamaz.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 62)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 62)
salih 
 01 Eyl 09:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gördüğünüz gibi, sayın dinleyiciler, bana Gandi ya da X, Y veya Z şahsiyeti hakkında fikrim sorulacaktı. Sadece ahmaklar fikirlerini sunarlar. Birisi hakkında niye bir fikre sahip olayım ki? Büyük bir zaman ve enerji kaybıdır bu. İnsan beynini, zihnini fikirlerle, yargılarla, çıkarımlarla niye tıka basa doldursun ki? Bunlar berraklığı önler ve zihin bir çıkarım yaparak gözlemde bulunursa berraklık reddedilmiş olur.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 58)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 58)
salih 
31 Ağu 17:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Lütfen beni lehte veya aleyhte bir yargıya varmadan, herhangi bir çıkarımda bulunmadan dinleyin. Önyargısız, peşin hükümsüz dinleyin, çünkü zaten asırlardır sözlerle, düşüncelerle, ideolojilerle bu oyunu oynadık ve bu bizi hiçbir yere götürmedi. Hala acı çekiyoruz, hala kargaşa içindeyiz, hala haz içermeyen bir mutluluğu arıyoruz.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 46)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 46)
salih 
 01 Eyl 10:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ne ilginç değil mi? Buna rağmen insan kendi kendini mahvetmek için elinden geleni yapıyor. Bunu çevrenizde görebilirsiniz. Egemen devletlere, ordulara, donanmalara sahip uluslar olduğu sürece savaş da kaçınılmazdır. Öte yandan bizler belli bir ideolojiye ya da dine bağlı belli bir grup, belli bir ulus olduğumuzu kabullenmeye psikolojik olarak şartlanmışız. Dinsel organizasyonların dünyaya ne büyük fenalık yaptığını, insanları nasıl böldüğünü bilmem hiç gözlemlediniz mi? Sen bir Katoliksin ben bir Protestan. Bize göre etiket gerçek sevgi, şefkat ve nezaketten çok daha önemli. Ülkeler bizi böldü, uluslar bizi böldü. Bizim şartlanmamız olan ve korkuyu doğuran bu bölünmeyi her yerde görebilirsiniz.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 68)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 68)
salih 
05 Eyl 18:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsan kendini bilmiyorsa yüzeysel bir hayat sürer. Çok zeki olabilirsiniz, dünyadaki bütün kitapları okumuş olabilirsiniz ve onlardan alıntılar yapabilirsiniz ama kendinizi bilmiyorsanız yüzeysel olanın ötesine nasıl geçebilirsiniz ki?

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 136)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 136)
salih 
 28 Ağu 16:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok çeşitli sorunlarla karşı karşıyayız: Şiddet sorunu ve özgürlük sorunu; insanların gerek kendi içlerinde gerekse komşularıyla sürekli çalışarak değil de birbirlerini anlayışla karşılayarak, huzur içinde yaşamalarını sağlayacak daha iyi ve daha sahici bir ilişkinin nasıl kurulacağı sorunu. Ayrıca tüm Asya'nın da yaşadığı yoksulluk, açlık ve fakirlerin içinde bulunduğu büyük çaresizlik sorunu var. Bu ülkede ve Batı Avrupa' da görüldüğü gibi, bir de zenginlik sorunu var; sadeliği barındırmayan zenginliğin olduğu yerde her türlü şiddet ve ahlakla bağdaşmayan lüks de olur; bunların yaşandığı bir toplum elbette bozulmuş ve ahlakını yitirmiş bir toplumdur.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 12)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 12)
salih 
30 Ağu 10:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bizler bir toplum yarattık ve bu toplum bizi şartlarıdırdı. Ahlaka uygun olmayan bir ahlak zihinlerimize işkence etti, zihinlerimizi fena halde şartlandırdı. Toplumun ahlakı ahlaksızlıktır,çünkü toplum aslında ahlaksızlık demek olan şiddeti, kibri, rekabeti, açgözlülüğü ve benzeri şeyleri kabullenip teşvik etmektedir. Sevgi, anlayış, sevecenlik diye bir şey yoktur hayatımızda ve toplumun "ahlaka uygun saygınlık" olarak kabul ettiği şey aslında düzensizlik yaratmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Binlerce yıldır kabullenmesi, itaat etmesi ve uyum sağlaması için eğitilmiş bir zihin çok duyarlı ve dolayısıyla çok erdemli olamaz. Bizler bu kapana kısılıp kaldık. O halde erdem nedir? Bu soruyu soruyoruz, çünkü erdem zorunludur.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 33)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 33)
salih 
01 Eyl 10:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dü­şünce hem korkuyu hem de hazzı besler; bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Hazzın istendiği yerde korku da olur; biri varsa diğeri de mutlaka vardır, çünkü her ikisi de düşüncenin ürünüdür.

Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 70)Sen Dünyasın, Jiddu Krishnamurti (Sayfa 70)
3 /