Önyargılardan, takıntılardan, yanlış yollara takılmaktan kurtulmanın yolunu bilgece anlatıyor.
İletişim ve paylaşım sorunları, sevgide takıntı ve yanılmalar, bilinç altına yerleşen ve yaşamı zehir eden imgeler...
Buna benzer farklı konular, soru cevap şeklinde diyaloglar.
Fakat hikaye, anı, roman gibi hızlı okursanız anlamakta zorluk çekersiniz
13 yaşında "Dünya öğretmeni" seçilen (KRİSHNAMURTİ) nin Harika bir eserinin sonuna gelmek üzüntü verici kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser hayat dersi veren notlarla dolu bir eser kesinlikle okumanızı tavsiye ederim psikolojik olarak dini ve düşünce yapılarına çok güzel ve etkileyici bir şeykilde dile getiriyor.
Zamanın bir bariyer olduğundan ve bu bariyerin imgeleri düşüncelere dönüştürdüğünden bahseder. İdeallerin saçmalığından dem vurur çünkü sen bi ideale kitlendiğin zaman olanı kaçırırsın oysa ki olan esastır. Olacak olanı düşünürse olana kör olur insan. "Gündelik hayatınıza teorik bir hayata değil bütün insanların bir olduğu ve onca zırvayı barındıran soyut bir hayata bakarken onu gözlemlerken ona geçmiş bilginizle bakıyorsunuz. Bütün imgelerle,gelenekle birikmiş insani deneyimle bakıyorsunuz oysaki bu sizin gerçekten bakmanızı önler. Şunu iyice kavramalısınız;hayatınızı gerçekten gözlemleyebilmek için ona taptaze bakmalısınız yani hiçbir yadırgamaya hiçbir ideale hiçbir baskılama ve değiştirme isteğine yer bırakmadan algılayabilmelisiniz. Salt gözlemlemelisiniz." Krishnamurti bu eseriyle varolduğundan haberimin dahi olmadığı gözlerimi açtı. Aslında hayata ne zaman dışardan baktığımızı düşünürsek düşünelim kendine tur bindiren topaçlarız.Bu kitap üzerine söylenebilecek çok söz var ama ben de bi guru değilim ki sizin kendi pencerenizden algılamanız esasken şunu şöyle yapmalısın deme hadsizliğinde bulunayım. Olan vardır ve olandan ibaretiz. Kalanı safsata.
Bütün hayatımız parçalanmış bir eylemden ibaret. Bizler gerek dış dünyamızda gerekse iç dünyamızda parçalanmış insanlarız. Dünyada olup bitenlere bakarsanız bu parçalanmayı görürsünüz.
Yaşamı ve öğretileri 20. yüzyılın büyük bir bölümüne yayılan J. Krishnamurti, pek çok insan tarafından modern zamanlarda insan bilincini en derinden etkileyen biri olarak görülüyor. Bilge, filozof ve düşünür olarak dünyanın dört bir yanında entelektüel olanı olmayanı, yaşlısı genci ile milyonların yaşamına ışık tuttu. Bütün dinleri aşan bir yaşam biçimine işaret ederek, dine yeni bir anlam ve içerik getirdi. Çağdaş toplumun sorunlarıyla korkusuzca yüzleşip, insan zihninin işleyişini bilimsel bir şaşmazlıkla analiz etti. Tek düşüncesinin "insanı mutlak ve koşulsuz olarak özgür kılmak" olduğunu ilan ederek, insanı bencillik ve acının derin şartlanmasından özgürleştirme yoluna koyuldu.