Bir şişe, bir sokak, bir durak. Şekli, boyutları fark etmiyordu objelerin. Bakıyordu bakmasına da göremiyordu ki. Açılmıştı pandoranın kutusu bir kere. Kaybolmuştu anılarda.
Kendini onu anlatırken buluverdi yine. Sahi, ne yapıyordu şimdi? Yürüyor muydu saçları omzuna düşe düşe, hızlıca? Anlatıyor muydu hala heyecanla? Elleri takip ediyor muydu hevesini, nefesini? En çok da gülümsemesi... İçini ısıtan, bütün dertleri unutturan... Bir gülümsemenin içine sığıvermişti sanki dünyalar. Kendinin türlü versiyonları vardı da hepsi vurulmuştu ona, oracıkta, gamzesinin altında.
Duyduğu özlem dile getirdi belkileri, keşkeleri... Minnettardı oysa. Biterdi ilişkiler bitmesine de baki kalırdı sende o...
-MYA