Bazen öyle acılar vardır ki insanı konuşturmaktan çok susturur. Bağırmak, haykırmak bir nevi rahatlamadır aslında; içindekini dışarı atarsın, paylaşır, hafiflersin. Ama ya sustuğun, içinde büyüttüğün acılar? İşte onlar daha ağırdır. Çünkü kelimelere dökemediğin her şey, içini kemiren bir yara gibi derinleşir. İnsan bazen anlatmaya bile mecali olmadığını hisseder, çünkü kelimeler yetmez, çünkü kimsenin tam anlamıyla anlayamayacağını düşünür. O yüzden sessizliğe bürünen birini gördüğünde, belki de en büyük çığlığı attığını bilmek gerekir.