Bir şeyi algıladığımız ilk birkaç milisaniye içinde bilinçsizce onun ne olduğunu anlamakla kalmayıp ondan hoşlanıp hoşlanmadığımıza da karar verebiliyoruz; bu "bilişsel bilinçsizlik" sadece gördüğümüzün kimliğini fark etmemizi değil, onun hakkında bir fikir edinmemizi de sağlıyor. 'Duygularımızın akılcı zihinden bağımsız olarak görüş edinebilen kendilerine özgü zihinleri var.'
Ve bizler, kendi duygularının girdabından en derin hakikatlere çabasız ulaşma şansının hiç değilse birkaç kişiye bahşedildiğini düşünerek derin bir oh çekebiliriz; geri kalanımızsa belirsizliğin işkencesi altında el yordamıyla yolunu bulmaya çalışır..