Esra

Esra
@esra_cell
Sosyal Çalışmacı
Lisans
Gaziantep
11 Eylül
255 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Düşünemiyorum, bu karmaşıklık benim aklımı başımdan aldı. Ama en azından sağlıksız düşünmüyorum, hiç düşünememek sağlıksız düşüncelerden daha iyidir değil mi? Bakıyorum da vermediğin cevaplar karşısında aşırı konuşkan birisi! olduğunu tekrardan hatırlıyorum. Bu sessizliğin karşısında kendimi çok konuşuyor gibi hissediyorum. Ama dinliyorsun, dinlemekten bıkmıyorsun ve ben bunu çok seviyorum. Off konuyu çok dağıttım yine. İşte zihnim de en az bu kadar dağınık. Kafamı toparlayacak olan şey belli ama zamanı gelince... Zaman zahmet edip geçerse olacak olacak.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Homo Homini Lupus' (İnsan, insanın kurdudur)
Dışarıdan anlaşılması mümkün olmayan duygulara ne kadar kolayca yorum yapıyoruz değil mi? Oysaki kimsenin yerine geçip yaşadığı hayatı yaşamadan anlayamayız ne hissettiğini.. Ama nedense onun, bunun, şunun hakkında çok kolay ahkâm kesiyoruz. İşte insanoğlu varlıkların en acımasızı, en korkutucusu...
Ah sevgiii
Şu sevgi denen şey herkesin dilinde. Mühim olan sevmek değildi ki.. Herkesin dilinden kolayca dökülür o kelimeler: Seni seviyorum. Ama sevginin emek istediğini bilen az. İş çabalamaya gelince insanlar kapı duvar oluyor. Bu yüzdendir ki gözü kara insanları severim. Ve bu yüzdendir ki gözüm karadır.
İnatçı ruhum istediğini almadan rahat etmiyor
Freni tutmayan bir araba gibi pervasızca ilerlemek istiyorum ama önüme bir engel çıktığında durmak yerine o engelin varlığına rağmen devam etmek istiyorum.
Cebeci İstasyonu ve Sen
Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü Kimse bilmiyordu bizi. İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi. Sıcak bir kara sevda yüreğimizin başında Bağdaş kurup oturmuştu, acımsı, buruk Mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde, Sessizliği üstümüzden atamıyorduk. Bir saçak altında kararsız yorgun Saatlerce duruyorduk. Kimse görmüyordu bizi. Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi. Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bütün insanlar, Sen bir başka türlüydün. Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi. Gözlerin gözlerimde erimekteydi Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun. Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun... ağlıyordun… Cebeci İstasyonu'nda bir tren, Nefes nefese soluyordu. Gerilmiş bir keman teli gibiydik. Ankara Kalesi’nde bir eski çalar saat Bilmem kaçı vuruyordu. Bir yağmur yağıyordu inceden ince İçimizdeki binbir düşünce Harmanlar misâli savruluyordu. Islanmış bir ceylan yavrusu gibi, Tiril tiril titriyordun Gitsek diyordun, Yüreğimin ortasından deli gönlümce Sırılsıklam, paramparça, perme-perişan, Türküler söylüyordun Ağlıyordun... ağlıyordun… Şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında Rüzgârlar esiyor serin.