Hiçbir devlet görevlisi, hiçbir matematik hesabıyla tam olarak hesap edemiyordu kurulan dar ağaçlarının sayısını ve bu yangını söndürebilecek suyun miktarını.
Umutların yanı sıra şüpheler de kanat çırpıyordu yüreğinde; umudu, henüz tatmadığı bir sevgiye dairdi, şüpheleriyse, yaşamaya devam edemeyip bu yeni mutluluğun tadını çıkaramamaya dairdi; bu umut ve şüpheler göğsünü ikiye bölüyordu sanki.
Nasıl ki insanın sahip olduğu bilgi dağarcığı bir ışık huzmesini parçalara ayırıp yapısını analiz edebiliyorsa daha gelişmiş zekalar, dünyamızın şu cılız parıltısında, her türlü bilinçli canlının düşünce ve eylemlerini, her türlü kötülüklerini okuyabilir.