Peygamberin hayatından böylesi nice tenezzüh manzarası, bütün zamanların insanlarına, hayatın ve her şeyin anlamı üzerine düşünmenin ipucunu verir. İnsan, hayatın bildik akışına kendini kaptırdığı, gündelik hayatın döngüsüne kapıldığı ve hız sarmalının çekim alanında kaldığı sürece, ne kendi varoluşu üzerine kafa yorabilir, ne de hayatın ve kainatın anlamı üzerine düşünebilir. Düşünmek, 'durarak' gerçekleşen bir eylemdir. 'Durup düşünmek' deyimi de bu sebeptendir.