Yalnız insanların bedenleriyle samimi ilişkileri vardır.Varlığınız dünyada yer kapladığı halde sizi görmezler, ancak isminizle çağrıldığınızda hayata eklenirsiniz. En öfkeli anlarında bir insana yumuşak şekilde ismiyle hitap ettiğinizde kendine geldiğini, rahatladığını göreceksiniz. İsmimizle çağrıldığımızda kendimize geliyoruz, kendimize gelince de bizi çağırana koşarız.
Telefon nedir bilmem. İnsan konuşacak birini bulunca niçin onunla telefonla konuşsun ki? Ya uzaktaysa, diyorsunuz… insan, uzaktaki biriyle nasıl yakınlık kurabilir? Bacaklarım hep ağrımasına rağmen huzurluydular. Onları istemediği yere götürmedim, belki ondandır…
Ayrılmak, önce fotoğraflarda oluyormuş. Bütün fotoğraflarımızdan ayırdım ikimizi. Birinde benim elimin köşesi kaldı onun omuzlarında, diğerinde ise onun tavşankulağı yapan parmakları kafamın arkasında… Anladım ayrılmak; elimizde kalan tavşanın kulağı…