Kitap iki bölümden oluşuyor. İlki "felsefi gerekçelere kısa bir yolculuk" ikincisi ise "yolculuğun düşündürdüğü: internet çağı"
İlk bölüm, tarihsel ve felsefi arka planda sosyalist, liberal, deontolojik ve cumhuriyetçi gerekçe üzerinden ifade özgürlüğünün doğasına, kullanımına, sınırlarına ilişkin değerlendirmeler ve tartışmalar içeriyor. Yer verilen felsefi temeller sayesinde anılan gerekçeler üzerinden yapılan ifade özgürlüğü değerlendirmeleri; insanı, özgürlüğü ve hukuku algılayıştaki farklılıkları görmeyi olanaklı kılıyor.
Bu bölümde nefret söylemi ve pornografi, hakikat sonrası çağda yalan haber sorunu, hiçbir zaman hakikatten emin olamayacağımız iddiasında olan postmodern rüzgarın zemini, bilim inkarcılığı tavrının ifade özgürlüğü zemininde kendisine yer bulmasının doğurduğu sonuçlar, bilgide nitelik azalması, günümüz modern demokrasisi ve Antik Atina'da demokrasi gibi ilgi çekici konularda yürütülen tartışmalar oldukça ufuk açıcı. Bu bölümün sonunda Tolga hoca, ifade özgürlüğünün etkin kullanımının; toplumsal yaşamda karar alma süreçlerine yaptığı dinamik katkıyı, insan hakları lehine çoğunluk tiranlığına karşı bir fren olma imkanı geliştirdiğini, hoşgörü kültürünü yaygınlaştırdığını, kişilerin kendi kaderlerini tayin etmelerinin önemini vurgulayarak ifade özgürlüğünü sahiplenmenin ve bu özgürlüğün kullanımını derinleştirmenin yarını kurmak (belki de onarmak) için elzem olduğunu hatırlatıyor.
İkinci bölüm, "internet geleceğe meydan okurken" , "internete parasız erişim hakkı" , "internet denetiminin etkinleşmesi" başlıklı üç yazıdan oluşuyor. Bu bölümde Richard Posner'in soruları öncülüğünde yer verilen anonimlik sorunu, denetim sorunu, sağlıksız kutuplaşma sorunu, kamu hukukunun sosyal medya alanının gerisinden gelmesi sorunu, sosyal medyadaki manipülasyonlar