Müşterilerine ne verse kabul ediyorlardı, yeter ki ön cephesi görkemli, kapı girişi heybetli, salonu da konukları şaşırtacak kadar şatafatlı olsun. Herkes memnundu o zaman. Keating’in tek derdi müşterileri etkilemek, müşterilerin tek derdi, konuklarını etkilemekti. Konukların da zaten umrunda değildi.
Sen işine aşıksın. Tanrı yardımcın olsun, seviyorsun yaptığın şeyi! İşte bu senin üzerindeki bir lanet. Alnındaki o damgayı herkes görebiliyor. Sokaktaki insanlara hiç bakıyor musun? Korkmuyor musun onlardan? Onları oluşturan madde, işini seven insana duydukları nefretten ibaret. Tek korktukları tip o. Nedenini bilmiyorum.