Beklenmedik olaylardan etkilenmek zayıf insanların tarzıdır. Bir amacın olmaması ya da amacın peşinde koşulmaması veya dikkatın bu amaca verilmesine mani olacak meşgalelere dalmak hayatı tutarsız ve düzensiz hâle getirir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Modern toplumumuzda özgürlüğünü kazanmak veya hayatını garantiye almak için değil de lüks ve özenti dolu bir hayat için çalıştıkları ortamlarda, bankada, fabrikada, şirketlerde insanların birbirlerinin üzerine basarak döndürdükleri iğrençlikler bilindik bir durumdur.
“Yaşadığımı hissediyorum” diye tabir edilen duyguyu sadece çalışmayı alışkanlık haline getirerek elde edebiliriz. Bu ise çalışma isteğini dörde katlar ve tembel bundan haberdar değildir.
Israr etmenin anlamı yok. Yetenek dışarıdan, tepeden inen bir şey değildir. Gelişim de dışarıdan içeriye doğru değil içeriden dışarıya olur. Dış etkenler sadece bir aksesuardır.
Zaten taşralı olmak köyde, kasabada oturmak anlamına gelmez. Paris’te yaşayıp taşralı olabilirsiniz. Manası da yüksek zevklerden uzak olmaktır. Taşralı olmak anlam itibarıyla boş dedikodularla ilgilenmek, sadece yemek, içmek, yatmak, para kazanmak gibi şeylerle meşgul olmaktır. Sigara içmekten başka zevki olmayan, iskambil oynayan, kendi akıl seviyesindeki insanlarla oturup kaba saba espiriler yaparak gülen kişiyi kast eder. Ancak doğa sevgisi olan, büyük düşünürlerin eserlerini okuyan genç, sırf taşrada oturarak bu sıfatların hiçbirini haketmediğini bilir.