Esra

Genç halime şunu söylemek isterdim. Şimdi etrafında diğer yaralı insanlara dönüp onlarla bağ kurmanın, bu insanlarla birlikte bir ev -birbirinize bağlı olduğunuz, hayatlarınızda beraberce anlam bulduğunuz bir yer- inşa etmenin bir yolunu bulmalısın. Çok uzun süredir kabilesiz ve bağlantısız yaşıyoruz. Hepimizin eve dönme zamanı geldi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Depresyonunda bir tür yas olduğunu fark ettim. İhtiyaç duyduğumuz ama sahip olmadığımız tüm o bağlar için tutulan bir yas.
Parçaları arıza yapmış bir makine değilsin sen. İhtiyaçları karşılanmayan bir hayvansın. Bir topluluğun parçası olmaya ihtiyacın var. Hayatın boyunca sana pompalanan, mutluluğun yolunun paradan veya bir şeyler satın almaktan geçtiğini söyleyen abur cubur değerlere değil, anlamlı değerlere ihtiyacım var senin. Anlamlı bir işe ihtiyacın var. Doğal dünyaya ihtiyacım var. Saygı gördüğünü hissetmeye ihtiyacın var. Güvenli bir geleceğe ihtiyacın var. Tüm bunlarla bağlantı içinde olmaya ihtiyacın var. Gördüğün yanlış muamele için hissettiğin utançtan kurtulmaya ihtiyacın var.
Yaptığınız işte hiçbir söz hakkınız olmadığında, o iş ölü ve anlamsız hale geliyor. Oysa kontrol sahibi olduğunuzda, o işe anlam vermeye başlayabiliyorsunuz. O iş sizin oluyor. Ve yaptığınız işte caninizi sıkan bir şey olduğunda, onun ortadan kaldırılması ya da yerine daha anlamlı bir şey konması için uğraşabiliyorsunuz - ve birilerinin sizi dinleme ihtimali de çok yüksek.
En banal, en basma kalıp klişelerimizden birini düşünmeye başladım: sen ol. Kendin ol. Birbirimize habire bunu söylüyoruz. Bununla ilgili memler paylaşıyoruz. Kafası karışık, canı sakın insanları cesaretlendirmek için bunu söylüyoruz. Şampuan şişelerimiz bile bize bunu söylüyor - çünkü sen buna değersin. Oysa bana depresyondan çıkmak istiyorsan sen olmamayı öğretiyorlardı. Kendin olma. Ne kadar değerli olduğuna saplanıp kalma. Bu kadar berbat hissetmenin bir sebebi sürekli kendini düşünmek zaten. Sen olma. Biz ol. Grubun parçası ol. Grubu buna değer hale getir. Mutluluğun gerçek yolunun ego duvarlarınızı yıkmaktan, kendini başkalarının hikayelerine bırakmaktan, onların hikayelerinin seninkilere karışmasına izin vermekten, kimliğini birleştirmekten, senin zaten hiçbir zaman sen -yalnız, kahraman, üzgün- olmadığını fark etmekten geçtiğini söylüyorlardı bana. Hayır, sen sen olma. Etrafındaki herkesle Bağkur, bağlantı içinde ol. Bütünün parçası ol. Kalabalığa hitap eden adam olmaya çalışma. Kalabalık olmaya çalış.