Esra

Terapistler de hastalarla aynı ölçüde bu varoluş sorunlarıyla yüzleşmek zorunda olduklarından, mesleki yaklaşımın bilimsel yöntem için çok gerekli olan tarafsız nesnelliği burada geçerli değildir. Biz psikoterapistler yalnızca anlayışla kafa sallayıp hastalara kendi sorunlarıyla sebatla mücadele etmelerini öğütleyemeyiz. Onlara siz ve sizin sorunlarınız diyemeyiz. Bunun yerine bizden ve bizim sorunlarımızdan söz etmeliyiz, çünkü yaşamımız, varlığımız daima ölüme; sevgi yitirişe; özgürlük korkuya ve gelişme ayrılığa perçinlenmiştir. Biz, hepimiz, bu işin içinde birlikteyiz.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tek kişi de odaklanan güçlü sevgiden sakının; bu, insanların bazen sandığı gibi, aşkın saflığının kanıtı değildir. Böyle her şeyi dışarıda bırakarak bir kapsülü hapsedilmiş -kendi kendisiyle beslenen, başkalarını umursamayan ve onlara bir şey vermeyen-bir aşk, kendi üzerine çökmeye mahkumdur. Aşk iki insan arasında parlayan bir tutku kıvılcımı değildir yalnızca; aşka düşmekle aşkın içinde ayakta durmak arasında sonsuz fark vardır. Aşk bir varoluş biçimidir, “vurulmak“ değil “vermek “tir. Bir tek insanla sınırlanmış bir eylem değil genel anlamda bir ilişki kurmak biçimidir.
Psikoterapi açısından özellikle önem taşıyan dört değiştirilemez gerçek görüyorum: her birimiz ve sevdikleriniz için ölümün kaçınılmazlığı; yaşamımızı kendi irademizle biçimlendirme özgürlüğümüz; nihai yalnızlığımız; ve son olarak, yaşamın belirgin bir anlamdan yoksun oluşu. Bu veriler ne kadar acımasız da görünse, aynı zamanda aklın ve kurtuluşun tohumlarını taşırlar.
Psikoterapinin ana maddesinin, çoğu kez iddia edildiği gibi bastırılmış içgüdüsel yönelmişler ya da trajik bir kişisel geçmişin iyi gömülmemmiş kırık dökük parçaları değil, daima bu tür bir varoluş sancısı olduğuna inanıyorum.

Esra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·368 syf.·
2024 14. kitabı
Johann Hari
8.6/10 · 1.927 okunma