Esra

Dünyanın her yerinde yalnız olduklarını söyleyen insanlar aynı zamanda -uykularında- “mikro uyanma” adı verilen bir deneyim yaşarlar. Bunlar uykudan hafif uyandığınız ama sonradan hatırlamadığınız kısacık anlardır. Yalnız kalan sosyal hayvanların hepsinin yaşadığı bir şeydir bu. Buna dair en iyi kuram, yalnızken uykuya daldığınızda kendinizi güvende hissetmediğiniz şeklindedir; çünkü ilk insanlar kabileden ayrıyken uykuya daldıklarında gerçekten de güvende değillerdi. Arkanızı kollayan kimse olmadığını bildiğiniz için beyniniz tam uyku moduna girmenize izin vermiyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bağ kurma yönündeki kuvvetli itki sağ kalma şansını arttırıyor. Yalnızlık bizi yeniden bağ kurmaya iten caydırıcı bir durum. Bu, yalnızlığın neden beraberinde çoğu zaman kaygı getirdiğini anlamamızı sağlayabilir. Evrim bizi bağ kurduğumuzda kendimizi hem iyi hem de güvende hissedecek şekilde biçimlendirmiş.
Depresyon ve kaygı tedavisinde insanların yaşadığı hayatı hesaba katmaya başlarsak, diyor Joanne, “sistemin baştan aşağı değişmesi” gerekir. Böyle derinlemesine düşünmek isteyen, şu an yaptıklarımızın sınırlarını görebilen pek çok düzgün psikiyatrist olduğunu da vurguluyor. Bu psikiyatristler çektiğimiz acının ilaçlarla ortadan kaldırılması gereken akıldışı bir spazm olduğunu söylemek yerine, onu dinleyip bize ne söylemeye çalıştığını anlamamız gerektiğini görüyor. Çoğu vakada, diyor Joanne, akla beyin taramalarını ve arızalı sinapsları getiren “akıl sağlığı”ndan bahsetmeyi bırakıp “duygu sağlığı’ndan bahsetmemiz gerekecek. “Neden akıl sağlığı diyoruz?” diye soruyor. “Çünkü bilimselleştirmek istiyoruz. Kulağa bilimsel gelsin istiyoruz. Ama mesele duygularımız aslında.”

Esra

, bir kitap okudu
8/10
·192 syf.·
2024 13. kitabı
Şule Öncü
8.7/10 · 794 okunma
Freud, insanlığımızın temel taşlarının sevmek ve çalışmak olduğunu söyler. Kanımca bu iki eylem, kendi içindeki ve dışındaki patolojik narsisizmle baş etmeye çalışanlara verebilecek en asal önerilerdir. Evet, “Yeryüzünde olmanın tedavisi yoktur“ ama tesellisi vardır. Tesellimiz, sevmek ve çalışmaktır.