Zayıf ve ince bir insan belirdi uzakta (...) Kimdi bu? Bir dost mu? İyi bir insan mı? İşin içinde olan biri mi? Yardım etmek isteyen biri mi? Tek bir insan mı? Tüm insanlar mı? Yardım gelecek miydi? Unutulmuş bazı itirazlar mı vardı? Vardı kesinlikle. Mantık sarsılmazdır ama yaşamak isteyen bir insana direnemez.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.