esra.

Seni ulvi bir makamda gören kimseyle buluştuğun anda o makamdan inmiş olursun.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Hayat meyvesinin çekirdeği hüzün. Vuslat sevinci, saltanat erinci, ödeşme tatmini...Hepsi hüzne bağlanır. Zira hüzün, mananın yokluğudur...
Alıntı
Hayat, zaaflarımızı görmezden gelip yaralarımızı unutmakla, vedaları dengeleyen buluşmalarla, tehlikeleri yok sayıp ölümü inkarla kaim, değil mi ya? "Kâinata sırtımızı dönerek varoluyoruz" diye düşündü üstat "bilgelik dahi aldanışlarla mümkün; çaresizliğimizin idaresini elden bırakırsak yaşayamayız. "
Alıntı
Ne diyordu "Huzur"da?
"İnsan ömrü, zamanın fırınında alev alan bir kağıt kadar çabuk yanıyor. Belki hayat... gülünç bir oyundur. Tam bir ümitsizlik içinde bir yığın 'karar kılıklı tereddüt' ve küçük, beyhude savunmalardır, hatta hülyadır..." Gene de ümidin hakkını, hatırını gözeterek ekliyordu: "Ne kadar gülünç olursa olsun, biz gene hayatı tam inkar edemiyoruz. Onda, kafamızı kurcalayan vehimlere rağmen iyi, kötü diye kıymetler arıyoruz. Aşka, ihtirasa yer veriyoruz. Sanatkarca yaşamak ile israflarda ve küçük hesaplarda kaybolmanın farklarını buluyoruz."
Sayfa 24·Kitabı okudu
Tiryakiliğin eski tadı kalmadı..
Her şeyi inkar eden sessizliğin içinde, ölü bir suda çalkalanan gemi enkazı gibi sessiz sedasız yüzüyor.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam