Benliğimizden vazgeçip aşığımızın nazarındaki, kalbindeki kişi olmayı kabul mü etmeliyiz? Ötekinin hatırına kendime yabancılaşarak hayat bulabilir miyim? Böylelikle, sevda panayırında, ruhumuzu şeytana satmak yerine, meleğe hediye etmiş mi oluyoruz? Bunun, hayvanat bahçesinde Tarzancılık oynamaktan ne farkı var?