Neden ağlıyorsun, Ruhum?
Zayıflığımı bilmiyor musun?
Gözyaşların batıyor ve acıtıyor canımı, Bilmiyorum ki nerede yanlış yaptığımı. Daha ne zamana kadar ağlayacaksın? Düşlerini, arzularını ve talimatlarını yorumlamak için,
İnsancılık kelimelerden başka bir şeyim yok.
Bana bak, Ruhum;
Bütün hayatımı öğretilerine kulak vererek geçirdim.
Ne kadar acı çektiğimi bir düşün!
Senin peşinden gelerek ömrümü tükettim.
Tahtında şanı ile oturan Yüreğim,
Esir düştü şimdi;
Eskiden yoldaşım olan sabrım,
Bana karşı savaş veriyor artık;
Bir zamanlar umudun olan gençliğim,
İlgisizliğimi kınıyor bugünlerde.
Neden bu kadar talepkârsın, Ruhum?
Kendimi bütün zevklerden uzak tuttum,
Hayatın neşesinden arındırdım
Sırf beni yönlendirdiğin yolu izleyebilmek için.
Bak hele! Fıskiye misin kızım? Hep böyle ağlayacak mısın?
Bu sağanak dinmeyecek mi? Küçücük gövdende.
Tekne, deniz, rüzgar olmaya kalkışıyorsun;
Çünkü gözlerin deniz gibi hâlâ gelgit halinde;
Gövden yelken açmış bir tekne gibi bu tuzlu tufanda;
Rüzgârsa iç çekişlerin; ortalık birden durulmazsa,
Rüzgâr gözyaşlarınla, gözyaşların rüzgârla coştukça
Alabora olur fırtınaya tutulmuş teknen.