Logos, ikinci bölümden:
1.Neredeyse
Açılışı John Berger’in bir şiiriyle yapalım.
Tecrübe etmek yıllar yılı
Hiçbir şeyin iyiye gitmediğini.
Yalnız kötülediğini.
Ezikliğini duymak
Neredeyse hiçbir şeyi değiştirememenin.
Ve sarılmak bu “neredeyse” ye.
2.Her şey akar
Her şey akar (Herakleitos)
Her şey akar, bir katı hüzün kalır (Turgut Uyar)
3.Aşk imiş ...
Aşk imiş her ne var âlemde (Fuzulî)
Unutulmuş ne varsa sevgiden geri kalan (Turhan Oğuzbaş)
4.Eveeet!
Bugün bir nikah törenindeydik. Gelin ve damat, şu sıralar moda olduğu üzere "Eveet!" diye ortalığı inlettiler. Bu şamatadan biraz rahatsız oldum, fakat sonra Austin'in dedikleri aklıma gelince bu sefer rahatsızlığımdan rahatsız oldum.
J.L. Austin’e göre, öyle ifadeler vardır ki, bunları dile getiren biri yalnızca bir şey söylemekle kalmaz, bir şey de yapmış olur. “Performatif ifadeler” denilen bu ifadeler yalnızca bir gerçekliği betimlemekle kalmaz, aynı zamanda o gerçekliği değiştirir. Bazen tek bir sözcük bunun için yeterlidir, evlilik törenlerinde söylenen “evet” sözcüğü gibi. Bu sözcük sorulan soruya basit bir yanıt olmaktan çok daha fazlasıdır. Çünkü bu sözcükle bir gerçeklik değiştirilmiş, bir evlilik gerçekleşmiştir.
Gençler haklıdır. “Evet.” demek yetmez, “Eveeet!” demek gerekir.
Sayfa 70 - Sarmal Kitabevi