essepdur

essepdur
@essepdur
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2024 23:50
Ev alma komşu al diye boşuna dememiş atalarımız. Nisan Türk ve Nolan bir Fransız olup birbirlerini deli gibi severek evlenmişler. Fransa da Saint Claudia da mutlu mesut hayatlarını geçirmeye başlamışlar. Günün birinde Nolan beyninde bir tümör olduğunu öğreniyor. Sağlıktan öte ne var bu hayatta diye başlarına gelebilecek en büyük felaketin bu olduğunu düşünüyorlar. Gel zaman git zaman hayatlarını yaşarlarken bir gün üst katlarına biri taşınıyor. Hayatları nasıl mı değişti? Bir komşu ne kadar değiştirebilir ki insanın hayatını? Meğer bilmediğimiz komşular başımıza büyük ve zorlu belalar açabilirmiş. Pasif aksiyon ve gerilim, teknoloji, biri bizi gözetliyor... Ve daha ne ararsanız var. En önemlisi şimdi Nisan ve Nolan'a ne olacak ve ne yapacaklar?
P!ç KurularıEser D. Martins · Siyah Beyaz Yayınları · 20249 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

essepdur

, bir kitap okudu
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
16 günde okudu
·
2024 17. kitabı
Eser D. Martins
8.5/10 · 9 okunma
Doppler kanunu;
2/10
·124 syf.··
2024 16. kitabı
Bencillik, kendine yaklaştığını zannedip tamamen uzaklaşma, isyan ettiğini sanıp aslında başkalarını kullanma, bazı şeyleri hemen terk etme, ama işine gelince çikolata için hırsızlık yapma.... Kitabı okursanız bu kanun hakkında belki de daha olumlu veya daha olumsuz sonuçlar çıkarırsınız. Anne veya babanızı kaybetmek dünyada belki de başa gelebilecek en zor olaylardan biridir. Babasını kaybeden Doppler bir çıkmaza giriyor diye düşünüyorum. Babasını bunca yıl nasıl tanımadığını, onun çekmiş olduğu tuvalet fotoğraflarından farkediyor? Ve tabiki bisikletten düşünce kafasını çarpıyor ve aydınlanma yaşıyor. Orman ve kanunları onun yeri ama çocukları asla, yeni doğacak bir çocuğa rağmen. Ne kadar harika. Çocukların büyürken gerçekten anne ve babaya ihtiyacı olduğunu düşünmeden ormana aşığım beni çağırıyor demek ne kadar kolay. Kendi babasını hiç tanımadan gitmesi onu sorulara yöneltmişti, ya kendi çocuklari... Tabi ormanda yaşamak için geyik avlamak lazım. Avcılık evrim sürecimizin bir parçası. O da bundan nasiplenmeyi biliyor ve bir geyik avlıyor. Sadece avladığı bir anne geyik ve geyiğin bir yavrusu var... Yavru geyikte ne hikmmet avcı olan bu amcamızdan asla ayrılmıyor. Doppler de kendini onun yerine koyarak annesizde kaldı vah vah diyerek yanında kalmasına izin veriyor. Onun için yakın arkadaş, kardeş gibi oluyor. Onca insandan kaç bir geyikten kaçama! Doppler tüm sorumluluklarından ve insanlardan kaçmasına rağmen, insanlardan geçiniyor. Tam bir bencillik abidesi. Çikolata için hırsızlık yapıyor. Bir ara evde kalıp çocuklara bakması gerekti ve içeri hırsız girdi. Bizimki de ondan nasıl hırsızlık yapılır öğrendi. Ne kadar harika... İnto the wild (Özgürlük Yolu) filmini çok beğenirim. Ozgürlük, hayatta kalma mücadelesi, samimiyet daha sayamayacağım bir çok olgu ile
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma