Melike Sirin

cyntia neden öfkeli
Cyntia daha dünyaya gelir gelmez annesi tarafından terk edilmiş bir çocukluğu koruyucu aileler ile yetiştirme yurtları arasında geçmişti sevgisiz istikrarsız tıpkı yabani Bir ot gibi büyümüştü gittiği her kurumdan kovulmus 16 yaşında okulu bırakmıştı reşit olduğunda onun durumundaki pek çok genç gibi kendisini işsiz ve sokakta bulmuştu yanlış insanlarla karşılaşmış ne yazık ki o maddeyle tanışmıştı Bebeğinin dünyaya getirdiğinde kendisini yetersiz hissetmişti. İçini büyük Bir çaresizlik ve layık olmama duygusuu kaplamıştı anne babası olmayan biri nasıl anne olabilirdi? insan hiç almadığı bir şey nasıl verebilirdi? bebeğini kendisinin de aşan çok büyük bir aşkla sevmekle birlikte ona layık olmadığı kaygisini taşıyordu.
Sayfa 117 - pasaj yayınevi , cynthia nin herseye öfkeli olmasının sebebi·Kitabı okudu
Alıntı
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Salma nin hikayesi
Selma ülkesinde kadınların kimliklerini nasıl elinden alındığını anlattı Afganistan toplumla aileden olmayan kişilerin kadınların isimlerini bilmemeleri gerekiyordu kadınlar hep bir erkeğin adıyla birlikte hitap etmek gerekiyordu falanın karısı falanın kızı filala'nın kardeşi idiler Afgan kadınların kamusal alanda kendilerine ayri varlıkları yoktur özellikle halkın dörtte üçünün yaşadığı kırsal bölgelerde gelenek hala devam ediyordu. ülkenin her yerine kadınlar kimliklerinin tanınması için savaşıyordu var olma haklarını haykırıyorlardı.
Sayfa 97 - Salma nin ülkesi ve kendisi hakkında yorumlar·Kitabı okudu
Alıntı
Binta nin oğluna mektubu
Oğlunun adını telaffuz eder etmez gözlerinde hem bir parıltı hem de bir hüzün perdesi belirdi o gözlerde sevgi ve özlem vardı .Sürgün vardı Buraya gelmek için çıktığı o bitmek tükenmez bilmez yolculuk vardı. Geride ülkesine bıraktıkları vardı .Özellikle de oğlu canı yanında getiremediği her gece düşüncelerini sımsıkı sarıldıği. oğlu. Bir gün kendisini affedip affedemeyeceğini merak ettiği oğlu. Ona gidişinin nedenlerini açıklayabilmek isterdi Giderken yanında neden onu değil ne kız kardeş sümeyya'yı götürdüğünü açıklamak isterdi ona ülkeleri Gine de de kız çocuklarına ne yaptıklarını anlatmak isterdi ... 4 yaşındayken ona evinden uzaklara götürüp bacaklarını tuttukları o günü çok iyi hatırlıyordu bedenini iki parçaya ayıran ve bayılmasını neden olan o Keskin acıyı... Evliliğinin ilk gecesinde ve yaptığı her doğumda tıpkı hiç durmadan tekrarlanan bir ceza gibi yeniden canlan o acıyı çok iyi hatırlıyordu kuşaktan kuşağa sürüp giden o iğrençliği kadınlar karşı işlenen o suçu... sümeyra'nın aynı şeyi yaşamasını istemiyordu
Sayfa 77 - binta nin oğlu khalidou ya söylemek istedikleri·Kitabı okudu
Alıntı
solene hastanedeyken
Anne babası hastanede onu ziyarete geldiklerinde neden kendini bu duruma soktuğunu anlamadıklarını söylemişlerdi. Her şeyin var demişlerdi ünlü bir avukatlık bürosunda guzel bir işin güzel bir daire ... peki başka diye düşünmüştü solene acıyla hayatı başkalarına gösterilen örnek bir daireye benziyordu. Fotoğraf çok güzel görünse de en önemli şeyden yoksundu. İçinde kimse yaşamıyordu aklına Marilyn Monorun onu çok etkileyen sözü geldi "kariyer sahibi olmak iyi bir şeydir ancak gecelikleri ayaklarınıza ısıtan kariyeriniz değildir solenin ayakl"arı buz gibi soğuktu kalbi de ...
Sayfa 20 - pasaj yayinlari ,solene·Kitabı okudu
Alıntı
Ataman️
Puan vermedi
#Okudumbitti #Ataman #Gencelyayinevi #Gencaycelik Kayserili bir bilisimci olan Ataman istanbulda bir tedarikci ile karlı bir anlasma yaparken bunun tüm hayatını mahvedecegini bilemez. Organize dolandırıcılık sayesinde karşılıksız çek vermekten hapse düşer. Hapiste gariban olduğu için çok ezilir ve geçmişten gelen psikolojik rahatsızlıkları halisilasyon görmeleri tetiklenir. Hapiste tanıştığı koğuş ağası Mesut ona arka çıkar hapisten ciktiktan sonra parasizligin acısını iliklerine kadar hisseder ve önüne çıkan bir fırsat sayesinde bu durumdan kurtulur. Bundan sonra av değil avcı olmuştur ama kendi halinde masum insanlarla işi yoktur. Onun hedefinde suç dünyasından insanlar vardır. Ataman in adım adım nasıl değiştiğine suç bataginin içine çekildiğine şahit oluruz. Başta Monte Kristo kontu ve Ezel hikayesini andirsa da yazarımızın kalemin, olayları zekice kurgulayisi , Toplumsal yozlaşma ,15 Temmuz ve Adalet sisteminin çürüklüğü , siyasilerin bu konuların üzerine gitmemesi üzerine yaptığı eleştirileri işte bu dedirtiyor . Kahramanımızın zihnindeki geliş gidişler bize ne oluyor dedirtiyor . Bu sadece şizofreni mıdır , yoksa bir telepat ve sinestezik midir?Sayfalar arasında hızla kaybolurken yazar zekası ve kurgusu ile bizi etkiliyor . Kitabı okurken zorlandigim konulardan biri ise bölümlerin çok az olması idi. Yazarin anlatacak o kadar çok hikayesi var ki bir solukta bunu anlatıp ,diğerlerine geçmesini gerekiyor anlatıyor biz okuyucular da aynı tempoda soluk soluğa okuyoruz. Puanım 10 üzerinden 7
1000Kitap
AtamanGencay Çelik · Gençel Yayınevi · 202418 okunma