Eser, günlük hayatta dahi birkaç kez maruz kaldığımız sorulardan birine ve dolayısıyla da hepsine değiniyor. "Neden kadın yazarlar, kadın bilim insanları, kadın filozoflar daha az?" Ataerkil bir düzen içerisinde yaşadığımızı bence kabul etmeliyiz. Gelenek-görenek ve toplum tarafından kadınlara daha doğar doğmaz biçilen roller var. Bu roller doğrultusunda da maalesef kadınların kendi ekonomik özgürlüğünü sağlamaları, yeteneklerini keşfetmeleri fazlasıyla zor. Üstelik bu durumun yıllar öncesinde daha vahim olduğunu da kimse inkâr edemez. Kitapta da "neden Shakespeare gibi dâhi bir kadın olmadığı," konusu üzerinden çok güzel bir şekilde buralara vurgu yapılıyor. Evet, günümüzde kadınlar üniversitelere gidiyor, kendi ekonomik gelirleri var ancak gerçekten bütün kadınlar bu fırsatlara erişebiliyor mu? Tabi ki bu fırsatlara erişemeyem erkekler de var ancak eserde bahsedilen taraf burası değil. Kadınların ve erkeklerin doğuştan aynı imkânlara sahip olamıyor oluşu. Shakespeare'ın bir kız kardeşi olsaydı ve o da muhteşem eserler yazmak isteseydi (o dönemin şartlarıyla birlikte düşünmek çok önemli) nasıl bir tepki alırdı? "Kendine Ait Bir Oda" neden bu kadar önemli? Tüm bunlardan anlamak isteyenler tabi ki bir anlam çıkarabilir ancak kesinlikle kitap okunduktan her şey daha anlaşılır olur.
Artı olarak bu yayının çevirisini maalesef okurken zorlandım. Belki de doğru bir şekilde çevrilmiştir, bilemiyorum ancak farklı bir çevirmenden de okumayı düşünüyorum.