esma

Saygı görme fikri beni fazlasıyla korkutuyordu. Benim için "saygı görmek" her şeyi bilen, her şeye gücü yeten birinin çıkıp ne yaptığımı anlayana, yarattığım illüzyonu yerle bir edene ve beni ölümden beter bir utanca mahkûm edene kadar neredeyse mükemmel bir hileyle herkesi kandırmak demekti.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dışarıdan bakınca yüzümden gülümseme asla eksik olmuyordu ama içimde umutsuz bir mücadele veriyor, cambaz ipinin üzerinde yürüyor, ter içinde kalıyor, onları eğlendirirken bir felaketin an meselesi olduğunu biliyordum.
Diğer insanların deneyimlediği dertlerin ne türünü ne derecesini anlayabiliyorum. Belki de karınlarını doyurarak yatıştırdıkları "işlevsel" dertleri esasında acının en uç biçimidir, belki cehennemin en alt katmanlarındaki işkenceler gibi öyle feci bir acıdır ki benim "bir deste lanet"im onun yanında sönük kalır. Bilmiyorum. Ama böyleyse de buna nasıl katlanabiliyorlar? Günlerini nasıl pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden, akıllarını kaçırmadan, hatta politik meseleleri tartışmaya devam ederek geçirebiliyorlar?
Öylesine perişan bir hâldeyim ki bazen her biri, normal bir insanın hayatını mahvedebilecek türden on lanet gelip beni bulmuş gibi hissediyordum.
Daha küçücük bir çocukken bile herkes bana ne kadar şanslı olduğumu söyleyip duruyordu ama ben kendimi cehennemin ortasında gibi hissediyordum.