Başkalarının yargılarıyla ilgilendiğin takdirde, sevilmemekten korktuğun takdirde, kabul görmeme ihtimalinin bedelini ödemediğin takdirde, kendi seçtiğin yaşam yoluna bağlı kalamazsın.
Kaya kendinde bir gücü yoktur. Tepeden aşağı yuvarlanmaya başladığı andan itibaren, yerçekimi ve eylemsizlik yasalarından kurtulana dek yuvarlanmaya devam eder. Ama bizler kaya değiliz. Bizler eğilime direnme becerisi olan varlıklarız. Yuvarlanan benliğimizi durdurup tepeye tırmanabiliriz. Onaylanma arzusu muhtemelen doğal bir arzudur. Peki, başkalarından onay görmek için tepeden aşağı yuvarlanmaya devam mı edeceksin? Yuvarlanan bir taş gibi her yanın törpülenene dek kendini yıpratacak mısın? Geriye sadece ufak bir küre kaldığında, buna “gerçek ben” denebilir mi? Sanmıyorum.
“Bir kişi başkalarının beklentilerini karşılayacak şekilde yaşıyor ve kendi hayatını başkalarına teslim ediyorsa, kendisine yalan söylediği bir hayat yaşıyordur ve etrafında insanlar olsun diye yalan söylemeye devam ediyordur.”