Her nesil, geçmişi kendi ihtiyaçları, soruları ve bakış açısıyla yeniden ele alır; tarih sabit bir metin değil, zamanla değişen bir yorum alanıdır. Toplumların merak ve bilinç düzeyi arttıkça, karanlıkta kalmış dönemler yavaş yavaş aydınlanır. Geçmiş, geleceği kurmak için kullanılan bir ham madde gibidir. Dün, bugün ve yarın birbirinden kopuk değildir; aynı denizin iki damlası gibi, farklı görünseler de aynı bütüne aittirler.