Genellikle çok ve boş konuşan insanların müşahedesinin zayıf, karakter ve olay tahlillerinin sığ olmasının önemli sebeplerinden birisi budur. Aslında olan şudur: Böylesi kişiler çok konuştukça, tefekkürleri azalır ve konuşma içerikleri zayıflar.
Boş konuştukları için de az dinlenirler. Az dinlendikçe daha çok ko nuşurlar. Bu böylece kendi kendini besleyen bir kısır döngüye dönüşür.
koşular arasında durup tefekkür etmek doğru bir yönün tayini için elzemdir. Koşan mutlu olur ama başı kesik tavuk gibi ko şuşturan bir hedefe ulaşamaz. Dolayısı ile koşmak da gerekir durmak da. Koşmadan deneyimlenemez, durmadan tefekkür edilemez. Koş mak müşahedenin, durmak derinleşmenin kaynağıdır. Ne kadar ko şup ne kadar durulacağında mizaç da etkilidir.
Gerçekten kolay anlatım, kafanın içinde işlediğin bilgiyi dünyada görebilmeyi gerektirir. Bu yüzden böylelerinin örnek kullanmakta zor lanmadıklarını ve örneklerin kolay anlatım sağladığını fark edersiniz.
Sanki herkesin elini uzatsa kolaylıkla yakalayabileceği şeyleri veriyor gibidirler. Ama bunu herkes yapamaz. Birinin bir konuyu gerçekten bilip bilmediği en kolay yoluyla verdiği örneklerden anlaşılır. Çoğu in san, konuşmacının atıf yaptığı kaynaklara ya da suni bilgiç edalarına aldanmakla yanılır.
Bakmayı bilen bir göz bak tığı her yerden bir şey öğrenir. Yaşama dair meşguliyetler, hayatı cid diyetle gözlemleyenler için boşa giden vakitler değildir.