esma

İslam'ı söz meclislerinde yıkamayacaklarını anlayan kara yüzlü adamlar, İslâm'ın mensuplarını şiddet minderine çekmek istiyorlardı. Bu, dün böyleydi, ne yazık ki bugün de böyle. Ama Müslümanlar uyanık olmalı ve feraset ile bu tarz oyunlara gelmemeliydiler.
Sayfa 34
1000Kitap
Reklam
On yedi yaşında iman şerbetini içti Sa'd... Daha tertemiz, saf ve ümmi iken, zihni ve aklı başka şeylerden kirlenmemiş iken... Tertemiz başlamış ve tertemiz noktalayacağı bir hayat için şimdi Mekke'nin sokaklarını arşınlıyordu.
Sayfa 31
1000Kitap
Onlar (sahabeler), bizlerin, Müslümanlığımızın aynalarıdır. Vahyin oluşturmak istediği ideal insan modelinin, bir hayalden veya ütopyadan ibaret olmadığının somut, yaşamış/yaşanmış delil ve örnekleridir.. Allah Resûlü'nün (sas) mübarek ellerinde yetişmiş yeryüzünün en nasipli insanlarıdır.
Sayfa 10
1000Kitap
Ayrışma Günü: Bedir'de...
Allah Resûlü'nün ellerinde yetişmiş yiğitler hiçbir şeyi görmüyor, düşünmüyorlardı. Onların tek bir arzuları vardı: İman ile inkârın karşılaştığı bu günde imanı galip kılıp, inkârı mağlup etmek...
Sayfa 65·Kitabı okudu
1000k
Ayrışma Günü: Bedir'de...
Savaş başladığında Müslümanlar kendilerinden üç kat fazla olan düşman ordularının üzerine korkusuzca saldırıyorlardı. Ahad! Ahad! Sesleri yeri göğü inletiyordu. Melekler sahâbileşiyor, sahâbîler melekleşiyorlardı. Melekler iniyordu saf saf Bedir'in meydanına, başlarında Cibril-i Emin, atı Hayzûm'un üzerinde: "İlerle ya Hayzum!" diye haykıyordu atına...
Sayfa 65·Kitabı okudu
Reklam