Perdeyi kaldırıp arkasına geçmek! Hepsi bu! Bu duraksama, bu korku niçin? Arkasının nasıl olduğu bilinmediği için mi? Dönüşü olmadığı için mi? Hakkında belli bir şey bilmediğimiz kargaşa ve karanlığı sezmek bilincimize özgü bir nitelik olduğu için.
İnsan övgüler düzülen yarı tanrıdan başka nedir ki! Ne zaman gereksinim duysa, güçlerinden yoksun kalmıyor mu? İster sevinçten uçsun, ister üzüntüden ölsün, her iki durumda da, sonsuzluğun zenginliğiyle kendini yitirme özlemi duyup, o soğuk ve hissiz bilincine yeniden kavuşturulduğu anda engellenmiş olmuyor mu?
Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir nedene bağlayabilen aziz mahluk! Hissetmiyorsun, felaketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun, dünyanın bütün kralları bir araya gelse bile sana yardım edemez.