''Kültürlü ve anlayışlı bir kadının, bir erkekteki anlayış ve zeka gücüne değer vermesi ya da düşünceli bir erkeğin karısının karakterini kavraması ve ona değer vermesi gibi durumların, bizim ele aldığımız konuyla hiçbir ilgisi yoktur. Böyle durumlar, bizim konumuz olan tutkulu aşkın değil, evliliğin kafayla düşünülüp gerçekleştirilmesi durumundan başka bir şey değildir. ''
''Genel olarak seçtiğimiz kadın, adet görmenin başladığı yaşla adet kesilmesine kadar olan yaş arasındadır. Ama asıl tercih ettiğimiz dönem, on sekiz ile yirmi sekiz yaş arasıdır. Genel olarak kabul ettiğimiz bu yaşların dışındaki bir kadın etkilemez bizi. Yaşlı bir kadın yani adetten kesilmiş bir kadın, tiksinti duymamıza yol açar. Güzel olmasa da gençliğin çekici bir yanı vardır; oysa, gençlik niteliğinden yoksun bir güzelliğin çekiciliği olduğu söylenemez. Burada farkına varmadığımız halde bizi yöneten şeyin, çocuk yapmak olduğu besbellidir. Herhangi bir bireyin, çocuk doğurma ya da gebe bırakabilme için en uygun dönemden uzaklaştıkça, karşı cinsten bir bireyin hoşuna gitme olanağını da kaybetmesi, işte bundan ötürüdür.''
''...Ama aşık olma durumlarının hepsinde, bu hayranlık ne kadar yüce ve nesnel bir nitelik kazanır gibi görünürse görünsün, asıl amacın belli bir bireyin ortaya çıkarılması olduğu; karşılıklı sevginin değil de, sevilen kişiye sahip olmanın, yani fiziki bir zevk duymanın ön planda yer alışından bellidir. sevildiğimizden emin oluşumuz, sevdiğimize sahip olmayışımızın yerini tutamaz hiçbir zaman.''