burada nef'i, başka osmanlı yazarlarının stratejisini izler, aynı dize ya da satırlarda arkadaşları birlikte anarak aralarındaki bağları ortaya çıkarır.
sosyal ilişkilerin önemini göz ardı edişimiz, herhalde osmanlı biyografi yazarlarını hayrete düşürürdü. biz, tek kişiye odaklanan biyografiler yazma eğilimindeyiz, oysa osmanlı biyografi yazarları birçok yaşamı toplumsal ağları içinde sunmayı tercih ediyorlardı. yazdıkları toplu biyografilerde hem her yaşam öyküsünü yüzlerce diğeriyle bağlandırarak sergilediler, hem de her maddede babaların, hocaların, şeyhlerin, dost ve meslektaşların rollerini vurguladılar. metinlerinde çapraz göndermelerle okuru bir yaşamdan diğerine yönlendirdiler, böylece bu insanlar hayatta bir araya geldikleri gibi biyografilerde de bağlantı içinde oldular.
17. yüzyıl başı edebiyat çevrelerini tüm ölülerine hürmet besleyen, sevecen meslektaşlardan oluşan bie grup olarak düşünmeye sevk etmemeli. bu, dostların ve düşmanların, sabırsızlıkla bekleyen korkunç ölümlerin ve çoşkuyla kutlanan kanlı idamların dünyasıydı.
burada, okurlarım şunu sorabilir: yazarlarımız gerçekten görülen rüyaları mı aktardılar, yoksa hepsi birer kurmacadan mı ibaretti? ahmet tunç şen'in, nuran tezcan ve neslihan demirkol'un evliya çelebi'nin rüyaları üzerine çalışmaları bu anlatılara "edebi kurgu" olarak yaklaşmanın önemini gösterdi.