Neyin sebebi ne, neyi ne için yaptığımı düşünmekten, kendimi milyonlarca parçaya bölmekten, bu parçalardan hiçbirini suçtan kurtaramamaktan, hepsini ayrı ayrı yargılayıp mahkûm etmekten, ne yaparsam yapayım kendimi hatalı çıkarmaktan yoruldum.
Geçmiş, içinde renklerin, kokuların, bazı eşyanın bulunduğu, koridarların ve geçitlerin onları hatırladığın yerde sabitlendiği, istediğin yaman ziyaret edebileceğin bir müze değildir. O seninle birlikte yürüyen, girdiğin her kapıya, gördüğün her yeni yere şekil veren, kendini sürdüren, canlı bir şeydir.