Piyanonun yanına gidip tuşlara bir iki kere dokundu. Tam o anda bir teli koptu piyanonun, uzun uzun vınladı... Piyanoyu göstererek, duygulu: Duyuyor musun Netoçka? dedi, duyuyor musun? Çok germişler bu teli. Dayanamadı, öldü.
Çıt diye kırılıyor iki insan. Bir vakit kaynadıkları yerden. Kimse duymuyor. Arabalar geçiyor sokaktan. Çocuklar koşuyor. Küfrediyor biri.Kimse duymuyor o incecik kırılma
sesini, hayatın gürültüsü patırtısı içinde.