Ne zaman başladığı bilinmeyen bir savaş...
Ucu bucagı olmayan, içinde farklı türlerin yaşadığı, rakip güclerin mücadele ettiği sırlarla dolu bir kütüphane...
Kütüphaneyi ele geçirmek, korumak ya da yok etmek için edilen mücadele...
Bu uğurda harcanan sayısı meçhul canlar....
Bilgi bir lütuf muydu? Lanet mi?...
Öykümüz bu diyarda geçiyordu işte...
Köpek adamların (İnsanların deyimiyle Sabber’ler) kasabasındaki yetişkinleri öldürmesiyle başladı 10 yaşındaki Livira’nın kadim kütüphaneye uzanan yaşamı.
NOT: Sabber, her iki ırk için de ‘ Düşman’ demekti.
Her zaman meraklı, sürekli soru soran, açık sözlü ve cesur olmuştu başının belaya gireceğini bilse de Livira. Teyzesinin ölümü, Sabberlerin elinde kısa süren esareti ve Malar’ın da icinde bulundugu askerler tarafından kurtarılması, çıkacağı uzun ve zorlu yolun ilk durağıydı. Sabberler ve Malar aracı olsa da hayatının rotasını belirleyen Üstat Yute ve Evar olacaktı. Yute, Carth’ın en önemli ve kadim yapısı olan, nerede başlayıp nerede bittiğini hemen hemen hiç kimsenin bilmediği, gizemlerle ve tehlikelerle dolu, zamanın öncesinden beri var olan kütüphaneye stajer olarak kabul etti Livira’yı. Çünkü, okuma yazma bilmediği halde kendisinin bile farkında olmadığı yetenekleri vardı küçük kızın. Kütüphaneye gittiğinde her konudaki merakını rahat rahat gidereceğini düşünmüştü kaderin kendisine hazırladığı sürprizlerden habersiz. İşte böyle başladı Livira’nın kütüphanede geçireceği zorlu, maceralı ve gizemli günler...
Aynı anda kütüphanenin içinde kimsenin girip çıkamadığı bir odaya mekanizma adı verilen bir çeşit makine tarafından kapatılan beş çocuk vardı. Hepsi farklı yerlerden gelen bu çocuklar, yaşadıkları yerden ellerinde bir kitapla kaçmalarına neden olacak bir olay nedeniyle mekanizmaya girmişler ve bir şekilde