"...Son askerim yere düşene kadar ve isyancıların başındaki lanetli kadın, kız kardeşim, şehirden bu terasa uzanan şu muhteşem merdivenlerin yarısına gelene kadar gücümü kullanmadım. Yüz yüze geleceğimiz âna kadar yaklaşmasını özellikle bekledim. O korkunç şeytani gözlerini bana çevirdi ve 'Zafer' dedi. 'Evet, zafer' dedim, 'ama senin değil.' Sonra Korkunç Söz'ü söyledim. Az sonra, güneşin altında yaşayan tek canlı bendim."
Onu tanımıyordum, aksi halde ölü bir çocuğun kıyafetlerini giymek tuhaf olabilirdi. Aslında düşününce, bu hâlâ biraz tuhaf.
"Kalbi tam şurada, benim kalbimin olduğu yerde atıyordu."
Sabah onun kıyafetlerini giyerken bazen ona ufak bir teşekkür ederim.
Belki Fatuma okul için ikna olmamıştı... Fakat yine de kahvaltı için bana fazladan yulaf lapası vermeye çalışıyordu. Açtım fakat bu fazladan yardımın Fatuma'nın tabağından geldiğini biliyordum. Bu yüzden yalan söyledim.