beria

beria
Bibliobibuli Homo Academicus
Kitabın son paragrafları-mesajı
Karıncaları ilgiyle izliyor. Tepeden görünen manzarann enginliğiyle karıncaların dar evrenini bağdaştırmakta zorlanyor. Büyük ve küçük, hepsi bir arada, aynı zihinsel düzlemde. İçini huzur kaplıyor, bir aydınlanma yaşıyor. Sonra birden geçmişte yaptığı hırsızlık anlam kazanıyor. Kafasında bir yere oturuyor. Hedefe, nişan alarak değil, dikkatsizce, savrularak ve yoldan saparak, neredeyse tesadüfen ulaşıldığını anlıyor. Yaşadığı her şeyin kendisini o ana getirdiğini açıkça görüyor. Hiçbir yere götürmüyor gibi görünen şeylerin bile.
Sayfa 134
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anılar-duygusal kalıntılar
Bir tek anın -örnegin o anı -bütün bir hayatı haklı çıkarmaya yeteceğini düşünüyor. Buna bile sahip olmayanlar var. Ama diğer anlar çoktan geçerliliğini yitirmişti. Elinde sadece o ilk gün kalana kadar onları teker teker eliyor. Anıları giderek siliniyor. Artık o kadar azlar ki bir avuç kaldılar. Duygusal kalıntılar sonsuzluğu hak etmiyor diyor kendi kendine.
Sayfa 133
Farklı hamurdan sessizlikler
İyi de sessizlik kelimelerin yokluğuysa, kendine özgü bir sessizlik nasıl olabilir? Beyaz rengin her zaman aynı olmasi gibi, tüm sessizliklerin aynı olmasi gerekmez mi? O halde sessizliği diğerinden ayıranın başta nedeni olmak üzere etrafını çevreleyen her şey oldugu açıktır. Seks bittiginde Andreas'ın sessizliği onunkiyle aynı mıdır? Nat öyle olmadığını, herkesin sessizliğinin farklı hamurdan yoğrulduğunu seziyor.
Sayfa 73