Karıncaları ilgiyle izliyor. Tepeden görünen manzarann enginliğiyle karıncaların dar evrenini bağdaştırmakta zorlanyor.
Büyük ve küçük, hepsi bir arada, aynı zihinsel düzlemde.
İçini huzur kaplıyor, bir aydınlanma yaşıyor. Sonra birden geçmişte yaptığı hırsızlık anlam kazanıyor. Kafasında bir yere oturuyor.
Hedefe, nişan alarak değil, dikkatsizce, savrularak ve yoldan saparak, neredeyse tesadüfen ulaşıldığını anlıyor.
Yaşadığı her şeyin kendisini o ana getirdiğini açıkça görüyor. Hiçbir yere götürmüyor gibi görünen şeylerin bile.