Henüz yaşlar almadan yaşlanmıştım
Biraz gülüş birkaç seviş birkaç çocuk
Erteleyebileceğim kadar ertelemiştim
İçimdeki yaşlının özgürlüğünü
Şimdi ben yaşlanmış bir bedenin içinde
Tutsak bir yaşlı çocuğum
Gözlerim ıraklara koşturuyor
Yüzyıllardır özgürlüğü kazıdığım tırnaklarım
Sızlıyor yalım yalım yüreklere
Karlı dağın yamacındaki tüm ters lalelere…
12.5.2024 / Berfo Ananın hissettirdikleri
Her an oğlu Cemil gelecek diye her gün evinin kapılarını açık tutarak gözleri yolda, 104 yaşına kadar oğlunun yollarını bekleyen, yüreği evlat acısıyla yanıp kavrulan Berfo Ana'yı da unutmadık haliyle 🥀
BM'nin son İnsani Kalkınmışlık Raporu'nda, en tepedeki 358 "küresel milyardere" ait toplam servetin en yoksul 2.3 milyar insanın (dünya nüfusunun yüzde 45'i) toplam gelirine denk olduğuna dikkat çekmiş bulguları yorumlayan Victor Keegan, dünya kaynaklarını karan mevcut dağılımı "eşkıyalığın yeni formu" olarak adlandırmıştır. Doğrusu, küresel servetin sadece yüzde 22'si sözde "gelişmekte olan ülkelere" aittir ve bunlar da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'inine tekabül etmektedir. Yine de bu, kesinlikle mevcut kutuplaşmanın ulaşmasının muhtemel olduğu sınır
değildir çünkü şu an küresel gelirin yoksullara dağıtılmış payı hâla küçüktür: 1991'de dünya nüfusunun yüzde 85'i dünya gelirinin sadece yüzde 15'ini almıştır. Otuz yıl önce en yoksul ülkelerin yüzde 20'lik diliminin küresel servet içinden aldıkları yüzde 2,3 gibi korkunç derecede ufak payın, bugün daha da düşüp yüzde 1,4'e gerilemesinde şaşılacak bir yan yoktur.