Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Gökçe

Sabitlenmiş gönderi
Çok üzgünüz ama yasta değiliz. Hiçbir devlet "büyüğünden" ve hiçbir saraydan adalet beklemiyoruz. "Kadınlar savaşçıdır" diyen Didem Madak 'ı selamlayarak, içimizdeki yerlileri dürtüyoruz. Biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir. Ama unutmasınlar ki meydanlar, sokaklar bizimdir. Birhan Keskin - Aslı Serin
Reklam
Birbiri ardına sevdiğimiz kadınların arasında, çeşitli değişimlere uğramakla birlikte, belirli bir benzerliğin olmasıdır; bu benzerlik, bizim mizacımızın sabitliğinden ileri gelir; çünkü bu kadınları seçen, aynı anda hem bize zıt,hem de tamamlayıcı olmayan, yani duygularımızı tatmin etmeyi ve kalbimize acı çektirmeyi beceremeyecek kadınları ayıklayan , bizim mizacımızdır.
Sayfa 417
Sözlerimizin genellikle yöneldikleri kişi tarafından,o kişinin kendi içinden çıkardığı, bizim yüklediğimiz anlamdan çok farklı bir anlamla doldurulması, günlük hayatın sık sık gözümüzün önüne serdiği bir gerçektir.
Sayfa 406

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Zihin ve duyarlılık ne kadar değişkense, irade de o kadar değişmezdir, ama o sessiz olduğu, kendini savunmadığı için, varlığı fark edilmez neredeyse, benliğimizin diğer parçaları kendi tereddütlerini açıkça gördükleri halde, iradeyi fark etmeden onun kararlılığını izlerler.
Sayfa 397
Arzulanan bir seyahatin gerçekleşeceği anda, zihin ve duyarlılık,bu seyahatin gerçekten zahmetine değip değmeyeceğini sorgulamaya başlar; öte yandan irade, seyahatin gerçekleşmesi mümkün olmasa,bu tembel efendilerin seyahati tekrar harikulade bulacaklarını bilir; irade, efendileri garın önünde bırakır, onlar bu konuyu işler ve çekincelere durmadan yenilerini eklerken,o biletleri almakla, kalkış saatinden önce bizi vagonumuza bindirmekle ilgilenir.
Sayfa 396
Reklam
O Albertine ancak bir siluetti,onun üzerine bindirilmiş olan her şey benim uydurmadı; aşkta bizden gelen katkılar - sadece nicelik açısından baksak bile- sevilen kişiden gelen katkılardan bu kadar üstündür işte. Üstelik bu, en gerçek aşklar için bile geçerlidir.
Sayfa 386
İnsan bir kişiden hoşlanabilir. Ama aşkı hazırlayan o hüznün,o telafi edilmezlik duygusunun,o iç daralmalarının ortaya dökülmesi için, bir imkansızlık ihtimali gereklidir ( belki de bu yüzden, tutkunun kaygıyla kucaklamaya çalıştığı hedef,bir kişiden ziyade, aşkın kendisidir).
Sayfa 363
Çünkü müziğin her motifi kendine hastı,her kadının kendine has oluşu gibi, ama kadının aksine, barındırdığı hazzın sırrını sadece imtiyazlı birimlerine saklamıyordu; onu bana teklif ediyor,göz ucuyla beni süzüyor, kaprisli veya utanmaz bir edayla bana yaklaşıyor, sokuluyor, okşuyordu, sanki bir anda daha çekici, daha güçlü veya daha zengin oluvermiştim.
Sayfa 346
Zaten en büyük aptallık, insanın kendi hissetmediği duyguları gülünç bulması, ayıplamasıdır beyefendi.
Sayfa 306
Aşkın etrafına çektiğimiz aşırı dar sınırlar tamamen hayat hakkındaki muazzam cehaletimizden kaynaklanır.
Sayfa 304
Reklam
Sevdiğimiz insanın yanında olunca, konuşmak,hiç konuşmamak , hepsi birdir.
Sayfa 304
Barışseverlik bazen savaşları artırır, hoşgörü de suç oranını.
Sayfa 299
Her birimizin kendi kusurunu gizleyen veya görünmez olacağını vaat eden özel bir tanrısı vardır.
Sayfa 287
Başkalarının tam da kendi kusurlarımıza benzeyen kusurlarını açığa çıkarma huyu. Sözü edilenler,hep bu kusurlardır; adeta kendinden söz etmenin dolambaçlı bir yoludur bu ve kendini aklamanın zevkiyle birlikte itirafın zevkini de içinde barındırır. Zaten dikkatimiz daima bize özgü şeylere çevrildiğinden , başkalarında her şeyden önce bunları fark ederiz sanki.
Sayfa 286
16bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.