Onlar geçmişe asla saplanıp kalmadıkları gibi, geleceği beklerken çürüyüp kokuşmuyorlardı. Tıpkı çocuklar gibi bütünüyle bugünde, şimdide yaşıyorlardı.
Bir insanı, bir yeri, bir ruh hâlini, geçmiş bir yaşamı aklımızdan silmiş gibi görünebiliriz, oysa bu arada, aynı dramın yeniden sahnelenmesi için yeni bir oyuncu kadrosu seçmekte , unutmaya çabalardığımız dostun, aşığın ya da kocanın benzerini,en yakın suretini aramaktayızdır. Sonra bir gün gözlerimizi açarız ve kendimizi aynı kalıbın içine kıstırılmış, aynı öyküyü yinelerken buluruz. Başka türlü olabilir miydi zaten? Tasarım bizim içimizden geliyor. İçsel bir şey o.