Hayden Parrish’in, tıp okumak için Evergreen Üniversitesi’ne gelmesiyle başladı her şey. Hayden’in ailesi kendisi küçükken öldürülmüş ve koruyucu aileler arasında geçmişti çocukluğu ve ilkgençlik yılları. Şu anda ondokuz yaşındaydı ve Evergreen’e gelmesinin hayatında ne kadar büyük değişikliklere neden olacağını tahmin bile edemezdi.
Üniversiteye adım attığı ilk anda tanıştığı Knox’la kısa zamanda yakın arkadaş olmuşlardı. İşin ilginci, Knox’un kardeş gibi gördüğü ve aynı evde beraber yaşadığı diğer dört arkadaşıyla da kısa sürede kaynaşmış olmasıydı. Tabii bu durum, çevresindeki diğer gençler, özellikle de bu gruptaki erkeklerle ilgilenen genç kızlar tarafından hoş karşılanmamıştı. Çünkü, Hayden gelmeden önce aralarına kimseyi almayan Knox, Easton, Maddox, Cael ve Cillian adındaki bu beş genç, iriyarı ve oldukça yakışıklıydılar. Genc kızı en çok şaşırtan ve bazen de korkutan şeyse, bu gençlerin, kendisine, oldukça sahiplenici bir tavırla kol kanat germeleriydi. Bunun nedeni, kendisinin bilmediği ama, hepsini ilgilendiren, tehlikeli, Hayden’i ürkütecek ve onlardan kopartabilecek bir sırdı. Üstelik de, olayların tam merkezinde olduğu için, bu sırrı saklamamaları gerekliydi Hayden’den. Evren de buna izin vermedi zaten ve kısa bir süre sonra, düşmanları sayesinde ortaya çıktı bu sır ve diğer tüm gerçekler. Serinin ilk kitabı olduğu için de, genç kız tüm bunları hazmedemeden, çok heyecanlı bir noktada sona erdi kitap.
Oldukça akıcı, tutkulu, romantik fantastik, kısa bir kitaptı Korların Alacakaranlığı. Harem temasında okuduğum ilk kitaptı. Bu temayı sevmeyenlere uygun bir kitap olmadığını da belirtmek isterim bu arada. Çok detaylı bir evreni yoktu, en azından bu kitapta. Şekildeğiştirenler, ejderha ve kurtlardan bahsediliyordu. Sadece, olaylara yabancı olmasına