ey deliyar! kutlu uçurum! her nevruz gelinlik kızlarla birlik gelip başını bekledim. dilsizdim, muradımı vermedin. şimdi dilim çözüldü, sözüm var benim; bir seferlik olsun ses ver bana.
“yadigâr! yadigâr! yadigâr!”
sevinçle kendi sesini dinler uçurumun başında. az sonra uçurumun derinliklerinden, ta yüreğinden yankısı gelir:
“âzer! âzer! âzer!”
defalarca yineler bunu. ciğerinde soluğu tükenene dek uçurumun ağzından sevdiğinin adını dinler. düşleri gerçek olmuştur işte. artık onun da bir uçurumu vardır.