• EVET İLE HAYIR ARASINA "ÇOCUK" SOKULMAZ

    Hayatınızı seçimlerden ibaret görmeyin!

    Seçim müzikleri,seçim haberleri,Siyasi haberler,propagandalardan bıktıysanız öncelikle bir dışarı çıkın.Taze bir simit yiyip sokakta insanlarla muhabbet edin.Bu muhabbet mümkünse(zor olduğunu ben de biliyorum) siyasetten uzak olsun.Ülkenin geleceğini,eğitimi,ülkedeki felsefi altyapı eksikliğini konuşun,siyasete giriyorsanız da zorunlu olarak girin ama bu partici bir yaklaşımla olmasın.Ülkenin seçeresini sizinle aynı kaderi paylaşanlardan öğrenin,simitçi hayatından memnun mu,karnı doyuyor mu,çocuklarını okutabiliyor mu,eğitimi yeterli buluyor mu siz karar verin.Siyasi reklamlara,haberlere,propagandalara bakıp oyunuzu vermeyin.Oy meselesine de çok fazla takmayın ne kadar düşünürseniz düşünün bu ancak size zarar verecektir,kimseyi ülkenin geleceği için oyundan döndürmek için ekstra çaba harcamayın,seçim bitince siyasiler yoluna devam edecek komşularınızla onların nefret söylemleriyle kötü olmayın..Ama kesinlikle oyunuzu kullanın,iradenizi gösterin,geleceğin sizin ellerinizde,sizin zihninizde şekil bulacağını unutmayın...

    Çocuklar için oy kullanın,çocukları oy için kullanmayın..

    Şimdilik seçimle ilgili tavsiyelerim bunlar.Malum ülkede seçim var önemli bir referandum.Konuşmadan geçmek olmaz.Yine de siyasetin dışında da bir hayat var.Var dedik ama orada bir duralım.Gerçekten var mı? Simitçiyle siyaset dışında şeylerden konuşun dedim peki bu mümkün mü? Acaba Aristo'nun dediği gibi insan politik bir hayvan mı gerçekten? Öyle olsa bile politikadan mı ibaretiz? Ben sadece politikadan ibaret olmadığımızı düşünüyorum.Bizim erdemlerimiz,dostluklarımız,anne-babalarımız,bir iç dünya medeniyetimiz,sanatımız var.Her ne kadar bunlar politika ve ya siyasetle yakından ilişkili olsa da politikasız da bir dünyamız var.(tabi iki insanın arasındaki tüm ilişkileri politik saymazsak)En azından çocuklar var,onların oyunları,sevecenlikleri,umutları hayalleri var ve biz bu yüzden oy kullanıyoruz.Onlar için oy kullanıyoruz,peki onları oy için kullanmak niye? Lafı nereye mi bağlayacağım? Sonraki paragrafta açalım..


    Sabah sınav için evden yola çıkmıştım.Evimizin önünden otobüs geçmiyor.Geçseydi belki bu işkenceye maruz kalmazdım.İşkence dediğim yürümek değil,yürümek düşünmektir diyor "Spinoza"Ve ben de en çok düşünmeyi seviyorum ama her insan gibi iyi düşünmeyi tabi..Seçim arabalarından son ses çocuk sesiyle yapılan propogandaları dinleyip çocuklara üzülmeyi sevmiyorum.Evetçinin ve ya Hayırcının yapması benim için önemli değil benim için önemli olan masum çocukların sesiyle yapılması.Daha evet ve hayır demeyi yeni öğrenmiş,anlamlarını mekanik olarak bilse de sözlüksel olarak açıklayamayacak çocuklara"geleceğimiz için evet ve ya geleceğimiz için hayır" dedirtilmesi beni çileden çıkartıyor.Daha demokrasinin ne olduğunu bilmeyen çocuklara sözde demokrasi için propaganda yaptırılıyor.Çocukların siyasi nefrete bulaşmaya maruz bırakılması hangi geçerli sebebe sığdırılabilir.O propagandayı yaptıran parti ve ya partinin bu işlerinden sorumlu arkadaşları siz böyle mi çocukların geleceğini düşünüyorsunuz? Bizim gibi onları da mı kirletmek,siyasi nefrete alet etmek,okulda arkadaşları tarafından bilinmeyen bir öfke tarafından dıştalamak istiyorsunuz.Evet ya da hayırın bayrağı yapmak yerine çocukları neden bu boğucu bu yıkıcı bu çetrefil ortamdan uzak tutmanın yollarını aramıyorsunuz..

    Evet ile hayır arasına çocuk sokulmaz!

    Lafı çok fazla uzatmak istemiyorum.Bahsettiğim seçim reklamını herkes biliyor.Emin olun ki maksadım bir tarafı yerip diğer tarafı savunmak değil.Yalnızca şunu söylemem yeterli sanırım,çocukların siyasi bir malzeme olmasını diğer taraftan görsem bu kadar şaşırmaz,kendilerinden bekleneni yapmışlar der daha az üzülürdüm.Ama efendim sen yapma bari..Bak bari diyorum burdan anlarsın değil mi? İsmet Özel "Bir Yusuf Masalı" şiirinde "evet ile hayır arasına belki sokulduğunda felaket gelir" diyor.Ben de şöyle diyorum "evet ile hayır" arasına çocuk sokulursa felaket gelecek bir ülke bile bulamazsınız ilerde..Çünkü propaganda da bahsettiğiniz üzere onlar bizim geleceğimiz,her şeyimiz..
    Son olarak size Cemil Meriç'in şu sözüyle veda etmek istiyorum;"Bu ülkede sağcı ve solcu yoktur,namuslu ve namussuz insanlar vardır..Ne olursanız olun namuslu olun,namusunuzla oy toplayın...


    Bu yazdıklarımı bir ders ödevi olarak hocama teslim ettim.Döndüğümde yolda diğer cephenin de çocuk sesiyle propaganda yaptığına şahit oldum.Aylardır televizyon izlemiyordum.Annem sayesinde 4 saat maruz kaldığım evlilik programlarının gerginliğinden çok reklam aralarında da oy isteyen çocuk seslerinin kulaklarımda bıraktığı "seçici sağırlık" kaldı.Şaşırdım mı elbette hayır.Oy için her “yol” mübah nasıl olsa.Yine bir İsmet Özel sesiyle veda edelim o zaman;


    nüfus cüzdanımda tuhaf
    ekmek damgası durur
    benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu
    etin ıslak tadına doğru
    yavaş yavaş uyanmak
    çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
    hırsız cenazelerine bine bine
    temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme
    korkak dualarından cibinlikler kurarak
    dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
    nakışsız yaşamakları
    silâhlanmak sanarak
    çıkardım
    boğaza tıkanan lokmanın hartasını
    çıkınımda güneşler halka dağıtmak için
    halkı suvarmak bin saçlarımda bin ırmak

    "Bir Ödevden,bir ödeve;Üzerimde yıldızlı gök ve 'seçim'de ahlak Yasası"-Ahmet Yavilioğlu